<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158</id><updated>2011-07-30T19:37:42.688-07:00</updated><title type='text'>بسم الله الرحمن الرحيم</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>29</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-7656916135573356379</id><published>2011-05-19T06:37:00.001-07:00</published><updated>2011-05-19T06:37:44.837-07:00</updated><title type='text'>Alabilirsen al</title><content type='html'>Hacı Bayram-ı Velî'nin doğduğu Zülfadl (Sol-Fasol) köyünden bir genç askere çağrılmıştı. Yetim olan bu temiz genç, babasından kalma birkaç altınını, annesinden kalan hâtıra bilezik ve küpleri emânet edecek bir kimse bulamadı. Hepsini küçük bir çekmeceye koyup, Hacı Bayram-ı Velî'nin türbesine getirdi. Türbeyi ziyâret edip;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Yâ hazret-i Hacı Bayram-ı Velî! Beni vatanî vazifemi yapmak için çağırdılar. Annemden ve babamdan kalma şu hâtıraları emânet edecek bir kimse bulamadım. Bu küçük çekmeceyi zâtı âlinize emânet bırakıyorum. Eğer askerden dönersem, gelir alırım. Şâyet dönemezsem, istediğiniz bir kimseye verebilirsiniz!" diye münâcaat etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra çekmeceyi sandukanın kenarına koyarak ayrıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aradan yıllar geçti. Gencin askerliği bitti ve emânetini almak üzere Hacı Bayram-ı Velî'ye geldi. Ziyâretini yapıktan sonra, çekmeceyi koyduğu yerde buldu. Hiç dokunulmamıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Orada türbeyi bekleyen türbedâra;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bu çekmece benimdir. Askere gitmeden önce emânet bırakmıştım. Şimdi alıyorum." dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türbedâr;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Tabi, alabilirsen al. Çünkü ben, bir defâsında bu çekmecenin yerini değiştirmek istedim. Fakat bütün uğraşmalarıma rağmen yerinden bile oynatamadım. Bunda bir hikmet olduğunu düşünerek, bir daha elimi bile sürmedim."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genç, çekmecenin yanına gelip, Hacı Bayram-ı Velî'ye teşekkür etti ve emânetini alarak köyüne döndü.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-7656916135573356379?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/7656916135573356379/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2011/05/alabilirsen-al.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/7656916135573356379'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/7656916135573356379'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2011/05/alabilirsen-al.html' title='Alabilirsen al'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-2418098044457155981</id><published>2009-08-30T03:45:00.000-07:00</published><updated>2009-08-30T03:46:42.072-07:00</updated><title type='text'>Ayeti Kerimenin İndirdiği İftar</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify; color: rgb(102, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin küçük yaşta hastalanırlar. Hz. Ali ile Hz. Fatıma çocuklar iyi olunca, ikisi de oruç tutar. Birinci gün, iftar için hazırladıkları yemeği, o esnada kapılarına gelen yetimlere vererek, iftar etmeden, ikinci günün orucuna başlarlar. O  akşam iftarlığını da, yine o saatte kapıya gelip, (Allah için bir şey verin!) diyen fakir ve miskinlere verdiler. O gece de, iftar etmeden, üçüncü günün orucuna başladılar. O akşam dahi, kapılarına gelen esirleri boş çevirmemek için iftarlıklarını bunlara verdiler.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;             &lt;/div&gt;             &lt;span style="color: rgb(102, 0, 0);font-size:130%;" &gt;&lt;br /&gt;Bunun üzerine, Ayet-i Kerime indi. Ayet-i Kerimenin Meal-i Alisi şöyledir:&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            "Bunlar, adaklarını yerine getirdiler. Uzun ve sürekli olan kıyamet gününden korktukları için, çok sevdikleri ve canlarının istediği yemekleri miskin, yetim ve esirlere verdiler. Biz bunları, Allahu Teala'nın rızası için yitirdik. Sizden karşılık olarak bir teşekkür, bir şey beklemedik, bir şey istemeyiz dediler.  Bunun için, Cenab-ı Hak, onlara Şarab-ı Tahur içirdi."&lt;br /&gt;(insan, 7-9, 21)&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-2418098044457155981?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/2418098044457155981/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/ayeti-kerimenin-indirdigi-iftar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/2418098044457155981'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/2418098044457155981'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/ayeti-kerimenin-indirdigi-iftar.html' title='Ayeti Kerimenin İndirdiği İftar'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-3302798603444531497</id><published>2009-08-29T09:17:00.000-07:00</published><updated>2009-08-29T09:20:35.212-07:00</updated><title type='text'>Yirmibin Altın</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;font-size:180%;" &gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Hazret-i Ebû Bekir r.a.bütün mal ve mülkünü fîsebilillah sadaka verip, bir hırka ile evinde otururken, bir kimse gelip, kapıyı çaldı. Hazret-i Ebû Bekir dışarı çıkıp, kapıda duran kimdir diye bakdı. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Ne istersin &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Yâ Ebâ Bekir! Onikibin akça borcum var. Bugün vermemin son günü. Muhakkak vermem lâzım. Şimdi, lutf ve kerem edip, benim bu borcumu ödeyip, beni kurtar. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Görmez misin beni, bütün malımı, giyeceklerimi Allahü teâlâ yoluna verdim. Hattâ arkamdaki elbisemi de bir fakîre verdim. Şimdi bir hırka giyip, oturuyorum. Mal ve giyecek kalmadı. Senin borcunu nereden ödeyeyim. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Biliyorum ve işitdim ki, sende mal kaldı. Senin fadlından ümîd ederim ki, benim bu borcumu ödeyesin. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Hazret-i Ebû Bekirin yapacak bir şeyi kalmadı. Bir yehûdîye vardı. Onikibin akçe istedi. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- İnşâallahü teâlâ yarın öğleden sonra malını vereyim. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Yâ Ebâ Bekir, yarınki gün malımı bulup vermez isen, ne olur. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Eğer yarın öğleden sonra senin malını bulup, vermezsem, kendimi sana köle eyledim. Dilersen satıp, parasını al, istersen beni köle gibi kullanırsın. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Bu sözleşme üzerine o yehûdî çıkarıp, hazret-i Ebû Bekire onikibin akçe verdi. Ebû Bekir-i Sıddîk 'radıyallahü anh' da o akçeyi o borçlu fakîre verip,                   &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Borcunu ver, dedi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;span style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;font-size:180%;" &gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Kendisi, oturup, Allahü teâlâ hazretlerine tevekkül eyledi. Yarın vaktinde ödemeği va'd etdiğim, bu borcu ben nereden alıp, ödeyeceğim, diye düşündü. Hiçbir çâre bulamadı. Varıp, o yehûdîye köle olayım diye kalbinden geçdi. Bu şekilde düşünürken, hazret-i Âişenin evine vardı. Selâm verip, &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Yâ kızım Âişe. Bilmiş ol ki, dün bir yehûdîden onikibin akçe alıp, bir fakîrin borcunu ödedim. Bugün öğleden sonra, akçeleri ödemem lâzım. Akçeleri bulup, ödemezsem, kendi nefsimi o yehûdîye verdim. Şimdi vâcib oldu ki, kendimi o yehûdîye köle eyliyeyim. Yâ kızım, âhıret hakkını halâl eyle. Sağ ve asân ol. Ben gidiyorum. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Hazret-i Âişenin 'radıyallahü teâlâ anhâ' kalbi mahzûn olup, ağladı. İkisi berâber ağladılar. Hazret-i Ebû Bekir kızının yanından ağlıya ağlıya çıkdı, gitdi. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Hazret-i Âişe annemiz ağlarken, mübârek gözünden bir damla yaş indi. Yere düşdü. Hak Sübhânehü ve teâlâ hazretlerinin kudretinden bir nûrânî cevher halk oldu. Hazret-i Âişe bu cevheri görüp, sevindi. Babasını çağırdı. Hazret-i Ebû Bekir dönüp geldi. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Ne dersin yâ kızım! &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Allahü teâlâ bana merhamet eyledi. Gözümün yaşından bir cevher yaratdı. Şimdi var, bu cevheri alıp, pazara götür, satıp, borcunu edâ eyle. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;                   &lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Ebû Bekir-i Sıddîk da o cevheri alıp, pazara gitdi. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Hak Sübhânehü ve teâlâ, Cebrâîl aleyhisselâma emr eyledi ki, &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;"Yâ Cebrâîl, Habîbim ve Resûlüm Muhammed Mustafânın zevcesi Âişenin göz yaşından kudretim ile bir cevher halk eyledim. Kulum Ebû Bekir o cevheri, pazara satmağa gidiyor. Şimdi çabuk var. Cennetde, kudret hazînemden yirmibin altın al. Bir nûrdan tabak içine koyup, Ebû Bekirin önüne var. O cevheri satın al. Bana getir ki, o cevher bana gerekdir. Arşıma o cevheri koyayım ki, onun nûru arşımda ışık saçsın. Ve de mü'min kullarımın kabri o cevher ile münevver olsun [aydınlansın]." &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Cebrâîl aleyhisselâm da yetişip, Cennetin hazînesinden yirmibin altını, bir nûrdan tabak içine koydu. İnsan sûretinde, hazret-i Ebû Bekirin pazar içinde önüne geldi.&lt;br /&gt;                  &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                                      &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Yâ Ebâ Bekir! Elindeki nedir, satar mısın. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Satarım. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Kaça verirsin. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Onikibin akçaya veririm. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Bunun değeri onikibin akça değildir. Yirmibin altın vereyim. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Eğer o fiyâta alır isen sen bilirsin. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Şimdi aç eteğini. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Ebû Bekir hazretleri eteğini açdı. Cebrâîl aleyhisselâm eteğine altınları dökdü. Hazret-i Ebû Bekir alıp, evlerine geldi. Gördü ki, akça aldığı yehûdî kapı önüne gelmiş. Çağırıp der ki, &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Yâ Ebâ Bekir, gel akçamı ver; yâhud kölemsin; seni hizmetde kullanırım. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Ebû Bekir hazretleri, ardından varınca; o yehûdî ayak sesini duyup, arkasına bakdı. Gördü ki, gelen Ebû Bekirdir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Yehûdîye dedi ki, &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Aç eteğini. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Açdı. O yirmibin altını yehûdînin eteğine dökdü. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Yehûdî dedi ki, &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Bu altın nedir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Yirmibin altındır. Borcuna tut. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Senin bana borcun onikibin akçadır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Bu altın senin akçenin berekâtıdır. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Sonra o yehûdî altının birini eline aldı. Gördü ki, bir yanında, (Lâ ilâhe illallah, Muhammedün resûlullah) yazılmış. Diğer tarafında (Kulhüvallahü ehad sûresi.) yazılmış. Kudret kalemi ile yazı yazılmış. Yehûdînin kalbine bir hâl gelip, hidâyet-i rabbânî yetişdi. Dedi ki, &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;p style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Yâ Ebâ Bekir! Bildim ki, senin dînin hakdır, gerçek evliyâsın. Muhammed aleyhisselâm da hak Peygamberdir. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                   &lt;span style="color: rgb(51, 0, 153); font-family: lucida grande;font-size:180%;" &gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Şehâdet kelimesi söyleyip, sadakatle müslimân oldu. O altını din aşkına cümle fakîrlere dağıtdı. Kendisi ehl-i havâsdan oldu 'radıyallahü anh'. Ma'lûmdur ki, Ebû Bekir 'radıyallahü teâlâ anh' hazretlerinin menâkıbı ve keşfi ve kerâmetleri nihâyetsizdir. Had ve hudûdu mümkin değildir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-3302798603444531497?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/3302798603444531497/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/yirmibin-altn.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/3302798603444531497'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/3302798603444531497'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/yirmibin-altn.html' title='Yirmibin Altın'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-4471716314775415154</id><published>2009-08-29T09:16:00.000-07:00</published><updated>2009-08-29T09:17:40.443-07:00</updated><title type='text'>İki Avuç Hurma</title><content type='html'>&lt;p style="text-align: justify; color: rgb(153, 51, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Ashâb-ı kiramdan, Beşir bin Sa'd'ın kızı ve Nûman bin Beşir'in kız kardeşi (r. anhüm) anlatıyor: &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;div style="text-align: justify; color: rgb(153, 51, 0);"&gt; &lt;/div&gt;             &lt;p style="text-align: justify; color: rgb(153, 51, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;-Annem Amre bint-i Revâha (r.a.), beni çağırdı. Eteğime iki avuç hurma koyduktan sonra, &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;div style="text-align: justify; color: rgb(153, 51, 0);"&gt; &lt;/div&gt;             &lt;p style="text-align: justify; color: rgb(153, 51, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;-Kızcağızım! Git de, baban ile dayın Abdullah bin Revâha'nın gıdâlarını kendilerine ver, dedi. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;div style="text-align: justify; color: rgb(153, 51, 0);"&gt; &lt;/div&gt;             &lt;p style="text-align: justify; color: rgb(153, 51, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Giderken, Resûlüllah (s.a.v.)'a rastladım. Babamla dayımın nerede olduklarını sordum. O bana, &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;div style="text-align: justify; color: rgb(153, 51, 0);"&gt; &lt;/div&gt;             &lt;p style="text-align: justify; color: rgb(153, 51, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;-Kızcağızım, beri gel, yanındaki nedir? diye sordu. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;div style="text-align: justify; color: rgb(153, 51, 0);"&gt; &lt;/div&gt;             &lt;p style="text-align: justify; color: rgb(153, 51, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;-Yâ Resûlellah, dedim, bu hurmadır. Annem bunu, yesinler diye, babam Beşir bin Sa'd ile dayım Abdullah bin Revâha'ya gönderdi. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;div style="text-align: justify; color: rgb(153, 51, 0);"&gt; &lt;/div&gt;             &lt;p style="text-align: justify; color: rgb(153, 51, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Resûlüllah sallallâhü aleyhi vesellem, &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;div style="text-align: justify; color: rgb(153, 51, 0);"&gt; &lt;/div&gt;             &lt;p style="text-align: justify; color: rgb(153, 51, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;-Getir onu, buyurdu. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;div style="text-align: justify; color: rgb(153, 51, 0);"&gt; &lt;/div&gt;             &lt;p style="text-align: justify; color: rgb(153, 51, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Ben de onu, Resûlüllah'ın iki avucuna döktüm. Avuçlarını doldurmadı. Sonra, bir örtü getirilmesini emr etti. Örtü getirilip serildi. Hurmayı ona koyduktan sonra, örtünün üzerine yayıp dağıttı. Yanındakilere; &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;div style="text-align: justify; color: rgb(153, 51, 0);"&gt; &lt;/div&gt;             &lt;p style="text-align: justify; color: rgb(153, 51, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;-Gıdâya, kumanyaya geliniz!' diyerek hendek halkına  sesleniniz, buyurdu. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;div style="text-align: justify; color: rgb(153, 51, 0);"&gt; &lt;/div&gt;             &lt;p style="text-align: justify; color: rgb(153, 51, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Hendek halkı toplanıp ondan yemeğe koyuldular. Hurmalar yendikçe artmış, örtünün etrafından dökülüp taşmıştı. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-4471716314775415154?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/4471716314775415154/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/iki-avuc-hurma.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/4471716314775415154'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/4471716314775415154'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/iki-avuc-hurma.html' title='İki Avuç Hurma'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-5759217517149259981</id><published>2009-08-29T09:14:00.001-07:00</published><updated>2009-08-29T09:16:15.554-07:00</updated><title type='text'>Hasan-ı Basri</title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Basra'nın güllerinden biri... Hasan-ı Basri &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Ahitname&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Bir gün Basra'da...&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Basra'lı Şem'ûn kendi halinde bir mecusidir. Müslümanlarla içli dışlıdır ve bir sürü güzel haslet edinir. Kimseyle uğraşmaz, yalan söylemez, sözünde durur ve cömerttir. Sonra o gülyüzlü komşusunu (Hasan-ı Basri Hazretlerini) çok beğenir, uzaktan bile görse ayağa kalkar, hürmetle yol verir.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Hasan-ı Basri, Şem'ûn'un Müslüman olmasını çok ister. Hatta bazı geceler sabahlara kadar yalvarır onun ve onun gibiler için hidayet diler. Rahman ve Rahim olan Rabbimiz bu duaları kâbul eder ve mübareğin tebliğ için beklediği fırsatı önüne çıkarır. Nasıl mı? Anlatalım.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Şem'ûn amansız bir hastalığa yakalanır. Birkaç gün içinde mum gibi erir ki artık öleceğinin farkındadır. Hasan-ı Basri biraz süt, biraz hurma alır, komşusunun kapısını tıklatır. Şem'ûn onu görünce çok duygulanır. Ağlamakla gülmek arasında gidip gelen bir sesle 'Ey asil komşum' der 'niye zahmet ettin ki?'&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Ne zahmeti, vazifemiz değil mi?&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Biliyor musun ben gidiciyim.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Hepimiz gidiciyiz.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Korkarım ahirette de görüşemeyeceğiz. Zira inandıklarım doğruysa aynı yerde olmayacağız.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Mübarek acı acı gülümser.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Peki' der, ya benim inandıklarım doğruysa?&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Yine aynı yerde olmayacağız, zira beni taptığımla yakacaklar.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Bak Şem'ûn ateş yaratıcı değil mahlûktur. Alemlerin Rabbi (Celle Celalüh) dilemezse kimseye bir şey yapamaz.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Müslümanlar buna benzer şeyleri çok söylerler ama ateşin yakmadığı nerede görülmüş?&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Ateşin yakmadığını görsen bana inanır mısın?&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-İnanırım.            &lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Biliyor musunuz veliler hallerini bir sır gibi saklar, tanınmaktan, bilinmekten sıkılırlar. Ancak böylesi hayati kavşaklarda keramet göstermek zorunda kalırlar. Nitekim Hasan-ı Basri Hazretleri de mangaldaki ateşi avuçlar, kızgın korla kollarını sıvazlar. Şem'ûn hayretler içindedir. Büyük veli, bunlar sıradan şeylermiş gibi gülümser, 'İstersen yanan fırına girelim' der, 'var mısın?'&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Yoo, hayır. Bu kadarı yeter.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Görüyorsun işte. Senin, benim, dağların, göklerin, denizlerin yaratıcısı onu zararsız kıldı.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Sanırım, Allah'ın büyüklüğünü kabullenmek zorundayım&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;-Al, istersen dokunabilirsin. Eğer ateş bir şeye kaadirse yaksın da görelim.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Diyecek bir şey bulamıyorum.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Ama benim diyecek çok şeyim var. Yapma Şem'ûn, kendine kıyma. Gel iman et ve kurtul. Altından nehirler akan köşkler, nefis şerbetler, bahçeler, huriler seni bekliyor. Bir kere kelimeyi şahadet söyle, ebedi saadete kavuş.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Bu kadar kolay mı yani?&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Evet bu kadar kolay.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Ama benim ömrüm günah içinde geçti.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Benim ki de öyle ama Allah-ü teâlâ affedicidir.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Ne desem bilmem ki, bunca yıldır mecusi olarak yaşadıktan sonra...&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Sakın 'millet ne der?' diye düşünme, sadece kalbinin sesini dinle.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Kalbim seninle beraber, yalnız endişelerim var.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Nasıl yani?&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Sahi, Rabbim beni kâbul eder mi?&lt;br /&gt;-Eder.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Bana kulum der mi?&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Der.            &lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Emin misin?&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Adım gibi.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Peki kefil olur musun?&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Olurum.            &lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Ahitname de yazar mısın?&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Yazarım.            &lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Mührünü de basar mısın?&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Basarım.            &lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-İyi öyleyse, sen şimdi bana yapmam gerekenleri söyle.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Şem'ûn oğullarını, yakınlarını çağırır. Kalabalığın huzurunda iman eder. Olacak bu ya hemen o gün ecel şerbetini içer. Onu söz konusu kâğıtla birlikte toprağa verirler.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Hasan-ı Basri Hazretleri hem şaşkın, hem sevinçlidir. Omuzlarından irice bir yük gitmiştir. Definden sonra evine gelir. Bir başına kalınca hadisenin muhasebesini yapar ve birden dehşete düşer. Büyük bir pişmanlıkla 'yaptığını beğendin mi' der, 'sen kim oluyorsun da ahidname veriyorsun. Kendini kurtaracağın şüpheli, kalkıp başkalarına kefil oluyorsun. Eyvah ki ne eyvah! Aman Allah'ım ben ne yaptım!'&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;O gece binlerce, onbinlerce kez tövbe eder, 'Yarabbi, ben acizin, zavallının biriyim' der, 'n'olur bu cüretimi affeyle!' Hasan-ı Basri o kadar ağlar ve o kadar yalvarır ki bitap düşer. Birara içi geçer, rüyasında Şem'ûn belirir, çok neşelidir. Öylesine nurludur ki dolunayı imrendirir. Başında cennet cevahirleriyle süslenmiş bir taç vardır. Hasan-ı Basri Hazretlerine döner 'Meğer Allah-ü teâlâ ne büyükmüş' der, 'merhametinin zerresi benim gibi nice asiye yetti.'&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Peki ya ahitname?&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Ona bakmadı bile, istersen geri verebilirim.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Yalvarırım ver, n'olur ver.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Al!            &lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Hasan Basri Hazretleri heyecanla uyanır. Ne görse beğenirsiniz.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Kâğıt elindedir.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;.............&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Firûz, Meysan muharebesinde İslâm ordularına direnme hatasına düşen bir Basralıdır ve esir alınır. Diğerleriyle birlikte Medine'ye getirilir ve köle olarak Zeyd bin Sabit'e verilir. Ancak ne zincir ne kırbaç bilir, ne de incitilir. Evin bir ferdi gibi yaşar, işine bakar. Hatta Peygamber Efendimizin hanımlarından Ümmü Seleme'nin (Radıyallahu anha) cariyesi Hayre ile evlenmeye kalkar. Kimse ona 'Hadi ordan sen kölenin birisin' demez. Ev kurmasına yardım ederler. Ümmü Seleme Hayre ile evladı gibi ilgilenir, ceyizini yapar, evini döşer. Hatta 'bizim evin işinden ne olsun' der, 'siz kendinize bakın.' Hayre buna rağmen kutlu kapıdan ayrılmaz. Evin kızı gibi gelir gider, sıkıldıkça içini döker. Çok geçmeden nurtopu gibi bir oğulları olur. İki köle (belki de sevinçlerini paylaşmak için) üç kıtaya yayılan devletin halifesine (Hazret-i Ömer'e) çıkarlar. Mübarek onları kapıda karşılar. Yer gösterir, süt, hurma ikram eder. Şirin bebeği kucağına alır ve sever. İri gözlerine ve minik burnuna bakıp 'Yarabbim ne güzel şeyler yaratıyorsun' der. Firûz bir isim istediğinde düşünmeden 'Hasan olsun' buyurur, 'hasana (güzele) Hasan yakışır!'&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Sütüm olsa da...&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;O yıllarda hayat herkes için zordur. Ama sıfırdan başlayanlar için (Firûz ve Hayre için) daha zordur. Üç beş dirhem yevmiye için karı koca bahçelere koşar, akşamlara kadar hurma toplarlar. Hasad zamanları oğullarını Ümmü Seleme'ye (radıyallahü anh) bırakırlar. Ümmü Seleme Validemiz, Hasan'ı bağrına basar. Her istediğini verir, her dediğini yapar. Bu sevimli yavrunun ağlamasına dayanamaz. Hatta 'N'olurdu' der, 'onu bir emzirebilseydim' Öyle hulusi kalp ile dua ederki yaşlı olmasına rağmen göğüsleri süt dolar. Güzel çocuğu doyurur, ayağında sallayıp uyutur. Kalbinin yumuşadığı anlarda elini açar ve 'Ya Rabbi' der, 'Sen bu çocuğu âleme imam kıl. Ona uyanlar selâmet bulsun, azabdan kurtulsun.'&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;O yıl da ramazan bereketi ile gelir. Zeyd bin Sabit, Firûz'u, Ümmü Seleme'de Hayre'yi azad eder. Bu şefkat iklimi garip kölelerin kalbini yumuşatır ve kendi istekleriyle Müslüman olurlar.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Ümmü Seleme'nin terbiyesinden geçen Hasan farklı bir çocuk olur. Edipleri imrendirecek fasihlikte bir arapça konuşur ve akranlarının çelik çomak oynadıkları günlerde Kur'an-ı kerimi ezberler. En hoşlandığı şey cuma günleri Mescid-i Nebi'ye gidip Hazret-i Osman'ı dinlemektir. Zira bu gülyüzlü Halifeyi çok sever, hep onunla birlikte olmak ister. Nitekim şehit edildiğinde de yanıbaşındadır. Hasan yüzlerce sahabe ile görüşür ve onlardan ilim devşirir ki onbeş, onaltı yaşına geldiğinde benzeri az bulunan bir âlimdir.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Acaib bir merasim&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Aradan yıllar uzun yıllar geçer. Hasan-ı Basri babasının memleketine yerleşir. Burada Abdullah bin Abbas, Enes bin Malik, Abdurrahman bin Semûre (Radıyallahu anhüm) gibi sahabilerin eteğine yapışır ve onlardan hisse kapar. Bir ara Sicistan seferine katılır, bir ara Horasan'a uzanır. Ondan sonra Basra'ya dönüp inci ticaretine başlar. Küçük kârlara razı olmasına rağmen büyük paralar kazanır ve hatırı sayılır bir servet sahibi olur. Ticaret bahanesiyle çok yer gezer. Bir seferinde yolu Kayseri'ye düşer. Burada acayip bir merasime şahit olur. Meydana altın direkli bir çadır kurar, kıymetli halılar, atlas yastıklar ve gümüş şamdanlar arasına bir tabut oturturlar. Askerler, çiftçiler, tüccarlar, hekimler, müneccimler çadırın etrafında dolanır, saçlarını başlarını yolarlar. Birara vezir, Hasan-ı Basri'nin kulağına eğilir ve olup biteni izah eder. 'Kayser'imizin genç bir oğlu vardı' der, 'hem boylu poslu, hem de çok yakışıklıydı. Bir sürü lisan bilirdi ve bir çok fenlerde mahirdi. Hepimizden iyi ata binerdi. Attığını vurur, vurduğunu devirirdi. Ancak bir gün hastalanıverdi. Nice bilge hekimlerin yaptığı ilaçlar fayda vermedi. Görüyorsun işte, ölüme çare mi var?'&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Bu hadise Hasan-ı Basri'ye çok tesir eder. Ani bir kararla Basra'ya döner ve elindekini avucundakini fukaraya dağıtır. Zahiri ilimlerde zaten hatırı sayılır bir alimdir. Ancak dahasını yapmalı, yaratıkları bırakıp yaratana koşmalı, bir gönül ehlinin önünde diz çöküp sırlara kapı aralamalıdır.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;İlk icazetname&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Hasan-ı Basri, Muhsin Ali Hazretleri'nin terbiyesinden geçer ve kısa sürede yetişir. Hocası ondan halka vaaz vermesini ister. İşte, bir gün kürsüdeyken kapıdan bir yabancı girer. Hasan-ı Basri mescidin nurlandığını hisseder. Bu ne heybettir Ya Rabbi, bu ne güzelliktir... Yoksa bu zat... Evet, yanılmadığını anlar. Meçhul misafir Hazret-i Ali'nin (Kerremallahü vecheh) ta kendisidir. Hasan-i Basri , Hazret-i Ömer ve Hazret-i Osman'dan sonra 'ilim şehrinin kapısı' ile şereflenir. Hazreti Ali Efendimiz, bu genç vaizi çok sever. Kimseye yapmadığını yapar, ona tasavvuf ile ilgili sırları fısıldar. Dahası nurlu elleri ile bir 'icazet' yazar ve talipleri yetiştirmekle vazifelendirir. İşte tasavvufta hilafetnâme (izin belgesi) verme usülü Hazret-i Ali'den kalma bir gelenektir.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;O günden sonra Hasan-ı Basri'nin hizmeti büyük olur. İnsanlar fevç fevç sohbetine gelirler. Talebeleri ülkeler beldeler ötesini nurlandırırlar ki bunların arasında Malik bin dinar, Utbe-i Gulâm, Ebû Haşim-i Mekki, Habib-i Acemi gibi pırlantalar vardır. Bu yol ölümünden sonra da devam eder İbrahim Edhem ve Mûiniddin-i Çeşti gibi zirveler halkaya eklenirler. Hasan-ı Basri hazretleri hurma dalından dokunmuş bir yataktan başka bir şey bırakmaz. Ölüm halleri belirdiğinde 'ömrümün hesabından çok korkuyorum' diye ağlar. Birara dalar, soluğu duyulmaz olur. Talebeleri hafifçe sarsarlar. Mübarek gözlerini aralar 'beni cennet bahçelerinden, nefis pınarlardan, güzel konaklardan uyandırdınız' buyururlar.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Son olarak 'Bir kimse ölüm anında sıdk ile kelimeyi şehadet getirirse cennete gider' hadisi şerifini nakleder ve tane tane şehadet söylerler. Basra, Basra olalı böyle bir cenaze merasimi görmez. Talebeleri onu Salihiyye denilen yere defnederler.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;İçinde tutsana!&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Adamın biri Hasan-ı Basri hazretlerine gelir. 'Biliyor musunuz der, filanca sizin hakkınızda olmayacak şeyler söylüyor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Nerden biliyorsun?&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Kulaklarımla duydum.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Nerede?            &lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Fitnecinin evinde&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Orada ne arıyordun?&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Ziyafete gitmiştim.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Peki neler ikram etti?&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal; color: rgb(0, 0, 153); font-family: lucida grande; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;-Çorba, börek, pilav, tatlı, dolmalar, köfteler, meyveler, şerbetler... Bir sürü şeyler işte.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;span style="font-family: lucida grande; font-weight: bold;font-size:180%;" &gt;&lt;span style="font-size: 10pt; color: rgb(0, 0, 153);"&gt;Bütün bunları içinde tutuyorsun da o üç beş kelimeyi niye tutamıyorsun? &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-5759217517149259981?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/5759217517149259981/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/hasan-basri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/5759217517149259981'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/5759217517149259981'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/hasan-basri.html' title='Hasan-ı Basri'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-3289365578549636865</id><published>2009-08-29T09:12:00.000-07:00</published><updated>2009-08-29T09:13:55.499-07:00</updated><title type='text'>Gönül Dili</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Seyyide Tün Nefise&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;             &lt;div style="text-align: justify; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Allah dostlarından.... Seyyide Tün Nefise  Bir akşam vakti. Kapısı çalınıyor. Komşuları, gayrimüslim bir çift. Bir ricaları var.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;              &lt;/div&gt;             &lt;p style="text-align: justify; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;-Komşu, sende biliyorsun, bizim felçli bir kızımız var. Önemli bir işimiz çıktı, sabaha kadar gelemeyebiliriz. Biz gelene kadar Allah için... kızımıza bakabilirmisin?&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;div style="text-align: justify; color: rgb(153, 0, 0);"&gt; &lt;/div&gt;             &lt;p style="text-align: justify; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;İşi gücü ibadet ve gözyaşı olan ulvi kadın:&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;div style="text-align: justify; color: rgb(153, 0, 0);"&gt; &lt;/div&gt;             &lt;p style="text-align: justify; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;- Ne demek, siz işinize bakın evladınızı düşünmeyin.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;div style="text-align: justify; color: rgb(153, 0, 0);"&gt; &lt;/div&gt;             &lt;p style="text-align: justify; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Anne baba işlerine, Seyyide Tün Nefise felçli  kızın yanına gider.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;div style="text-align: justify; color: rgb(153, 0, 0);"&gt; &lt;/div&gt;             &lt;p style="text-align: justify; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Saatler saatler... Allah dostunun gözleri, kızın üzerinde, sevgi dolu bakışlar ve kızdan sevgi dolu karşılıklar...&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;div style="text-align: justify; color: rgb(153, 0, 0);"&gt; &lt;/div&gt;             &lt;p style="text-align: justify; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;İçi bir an bir garip bir garip oluyor.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;div style="text-align: justify; color: rgb(153, 0, 0);"&gt; &lt;/div&gt;             &lt;p style="text-align: justify; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Gönül diliyle:&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;div style="text-align: justify; color: rgb(153, 0, 0);"&gt; &lt;/div&gt;             &lt;p style="text-align: justify; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;- Allahım Allahım, şu güzel kızı şu güzel kızı ayağa ayağa kaldır ve ona hak yolu nasip et.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;div style="text-align: justify; color: rgb(153, 0, 0);"&gt; &lt;/div&gt;             &lt;div style="text-align: justify; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;Anne ve baba dönüyorlar. Hasta kızları komşularının ayağının dibinde oturmakta. Büyük bir mutluluk içersinde. Kapının açılmasıyla  birlikte ayağa fırlıyor...&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;             &lt;/div&gt;             &lt;p style="color: rgb(153, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;... ve hepsi artık, Allah'ın razı oldukları içersinde, İslamın içinde.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-3289365578549636865?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/3289365578549636865/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/gonul-dili.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/3289365578549636865'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/3289365578549636865'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/gonul-dili.html' title='Gönül Dili'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-5515425611496428344</id><published>2009-08-29T09:10:00.002-07:00</published><updated>2009-08-29T09:12:15.804-07:00</updated><title type='text'>Peki Öyle Olsun</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: trebuchet ms;font-size:130%;" &gt;Bir gün içkiye mübtelâ olan bâzı gençler, torbalarına içki şişeleri koyarak, kıra içki içmeye gidiyorlardı. Giderken, Hasan Sezâî'nin dergâhının önünden geçmeleri îcâbetti. Sezâî Efendi onları görerek;&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;"Evlâtlar, nereye gidiyorsunuz. Torbaların içindeki şişelerde ne var?" diye sordu.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;Gençler, mûziplik olsun diye ve hâllerini gizlemek için gülerek;&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;"Efendi baba! Kıra gezmeye gidiyoruz. Şişelerimizde de şerbet var." dediler.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;Hasan Sezâî tebessüm edip;&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;"Peki öyle olsun." buyurdu.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;Gençler ayrılıp gittiler. Kıra vardıklarında sofralarını kurdular. Şişelerindeki içkiyi içmeye başladıklarında hepsi birden çok şaşırdı. Çünkü şişelerin içindeki içkilerin hepsi şerbet olmuştu. Sonra yolda Sezaî Efendi ile karşılaştıklarını ve konuşmalarını hatırladılar. Bu hâlin, o büyük zâtın bir kerâmeti olduğunu anlayıp, tövbe ettiler, artık bir daha içki içmediler.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-5515425611496428344?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/5515425611496428344/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/peki-oyle-olsun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/5515425611496428344'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/5515425611496428344'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/peki-oyle-olsun.html' title='Peki Öyle Olsun'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-3890741363490557042</id><published>2009-08-29T09:10:00.001-07:00</published><updated>2009-08-29T09:10:47.218-07:00</updated><title type='text'>Papaz ve Hz.Ali (r.a.)</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: times new roman;font-size:130%;" &gt;&lt;span style="color: windowtext; font-weight: normal;"&gt;Hz. Ali r.a. ordusu ile harbe gitmekteyken uğradığı son bir kaç konak yerinde su bulamaz. Sonunda bir kilise görür ve o yana yönelirler. Kiliseye varır su isterler. &lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; font-family: times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color: windowtext; font-weight: normal;"&gt;Kilisedekiler:&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; font-family: times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color: windowtext; font-weight: normal;"&gt;  -10 mil uzakta su var.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; font-family: times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color: windowtext; font-weight: normal;"&gt;Hz. Ali r.a.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; font-family: times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color: windowtext; font-weight: normal;"&gt;- Oraya gitmeye gerek yok şurayı kazın.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; font-family: times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color: windowtext; font-weight: normal;"&gt;  İşaret edilen yer kazılır. Büyük bir taş ortaya çıkar. Uğraşırlar uğraşırlar değil taşı kaldırmak oynatamazlar bile.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; font-family: times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color: windowtext; font-weight: normal;"&gt;Hazret-i Ali r.a. gelir. Mübârek parmaklarını taşın altına sokarlar, sanki bire tüy misali kalkar. Taşın kalkmasıyla beraber saf, tatlı ve soğuk bir su fışkırır. Sevinç ve şükürle sular içilir, kaplar dolar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kilisenin Papazı diğer kilisedekiler uzaktan onları  seyretmektedirler, durumu görünce,  Sevinç içinde Hz. Ali'nin huzûruna gelir ve sorarlar:&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; font-family: times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color: windowtext; font-weight: normal;"&gt;-Peygambermisiniz?. Yoksa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Hayır ben peygamber değilim, ama son peygamberin dâmâdı ve halifesiyim!&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; font-family: times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color: windowtext; font-weight: normal;"&gt;Papaz hemen kelime-i şehâdet getirerek Müslüman olup şöyle der:&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; font-family: times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color: windowtext; font-weight: normal;"&gt;-Ey mü'minlerin emiri! Bu kiliseyi, bu taşı kaldıran zâtı bekleyip görmek için yapmışlardır. Kitaplarımızda yazar, büyüklerimiz anlatırdı; burada bir kuyu vardır. Üzerindeki taşı peygamber veya onun Halifesi kaldırabilir. Bu taşı sizin kaldırdığınızı görünce, yıllardır beklediğim arzuya kavuştuk.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; font-family: times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color: windowtext; font-weight: normal;"&gt;Hazret-ü Ali buyurdu ki:&lt;br /&gt;-Allahü teâlâya hamd olsun! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; font-family: times new roman;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color: windowtext; font-weight: normal;"&gt;Ve râhib orduya katılıp, şehit olmak saâdetine kavuşur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-3890741363490557042?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/3890741363490557042/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/papaz-ve-hzali-ra.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/3890741363490557042'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/3890741363490557042'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/papaz-ve-hzali-ra.html' title='Papaz ve Hz.Ali (r.a.)'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-9210169651210944015</id><published>2009-08-29T04:49:00.000-07:00</published><updated>2009-08-29T04:51:59.763-07:00</updated><title type='text'>Böceğin Rızkı</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hazret-i Süleymân (a.s.) bir gün, deniz kenârında oturmuşlar idi. Bir karıncanın geldiğini gördü. Ağzında bir yeşil yaprak tutardı. Deniz kenârına ulaşdı. Sudan bir kurbağa çıkdı. O yaprağı karıncadan alıp, denize döndü. Karınca geri döndü.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;             &lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Karıncadan sordular ki,&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Bunun hikmeti nedir.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Karınca cevâb verdi ki,&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Bu deryânın ortasında, Allahü Sübhânehü ve teâlâ hazretleri bir taş halk etmişdir. O taşın içinde bir böcek halk etmişdir. Beni onun rızkına sebeb etmişdir. Ben her gün o nesneyi, ona yetecek kadar rızkı getiririm. Deniz kenârına ulaşdırırım. Allahü teâlâ hazretlerinin, kurbağa sûretinde yaratdığı bir meleği o rızkı benden alır, o böceğe verir. O böcek, Allahü tebâreke ve teâlâ hazretlerinin kudreti ile, fasîh dil ile söyler ki;&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Sübhânallah ki, beni halk etdi, deniz ortasında ve taş arasında bana mekân verdi. Benim rızkımı unutmadı. İlâhî, ümmet-i Muhammedi ümîdsiz etme!&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-9210169651210944015?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/9210169651210944015/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/bocegin-rzk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/9210169651210944015'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/9210169651210944015'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/bocegin-rzk.html' title='Böceğin Rızkı'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-4776797272071008290</id><published>2009-08-27T03:37:00.000-07:00</published><updated>2009-08-27T03:42:01.463-07:00</updated><title type='text'>Kumaşın Değeri</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;a href="http://www.biriz.biz/evliyalar/ea1460.htm"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Yûnus bin Ubeyd&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;’in manifatura dükkânında, fiyatları, iki yüz dirhem ile dört yüz dirhem arasında değişen kumaşlar satılıyordu. Dükkânında kardeşinin oğlu da çalışıyordu. Yolda bir kimseyi kumaş almış gidiyor görünce, kumaşı tanıyıp, kendi dükkânından aldığını anladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kimseye;&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            -Bu kumaşı kaça satın aldınız? diye sorunca, dört yüz dirheme aldığını öğrendi.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            Sonra;&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            -Bu kumaşın değeri iki yüz dirhemdir. Geri dönüp paranızın üstünü alınız, buyurdu.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            O kimse;&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            -Bu kumaş, bizim orada beş yüz dirhem eder, ben aldanmış sayılmam! deyince;&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            -Olsun. Siz, gidip iki yüz dirhem paranızı alınız, dedi.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            O kimse gelip, iki yüz dirhemini aldı gitti.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            Yûnus bin Ubeyd, dükkânda tezgâhtar olarak bulunan yeğenine;&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            -Kumaşı bu kadar pahalıya niye sattın?”diye sordu.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            Yeğeni;&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            -Vallahi kendi rızâsı ile aldı, dedi.&lt;br /&gt;Yûnus bin Ubeyd;&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;            -O râzı olsa da, sen râzı olmayacaktın, buyurdu.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-4776797272071008290?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/4776797272071008290/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/kumasn-degeri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/4776797272071008290'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/4776797272071008290'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/kumasn-degeri.html' title='Kumaşın Değeri'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-3388742385457882302</id><published>2009-08-27T03:32:00.000-07:00</published><updated>2009-08-27T03:37:11.244-07:00</updated><title type='text'>Etme Bulma Dünyası</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bir adam, karısı ve yaşlı babası. Kadın kayınpederini istememekte, huysuzluk etmekte, evin huzurunu bozmaktadır.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;             &lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bir gün kocasına:&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- &lt;b&gt;Bey... bey.. Bezdim bezdim. Bir gün göremedim. Gençliğim gidiyor. Ya ayrılalım, babanla kal., ya da al babanı al da nereye getirirsen getir beraber kalalım. Yoksa ben gidiyorum.&lt;br /&gt;            &lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Adamcağız  şaşkınbiraz da sitemli   bir vaziyette:&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-&lt;b&gt;Ne diyorsun hanım, o babam babam; öldüreyim mi, atayım mı? Kimi var bizden başka bakacak, &lt;/b&gt;dese de karısı ısrarda ısdrar  ediyordu.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Adam baktı olacak gibi değil babasını  dağa bırakmaya karar verdi. Yanına oğlunu da alarak yola koyulurlar. Babasına da:&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- &lt;b&gt;Baba, torununla beraber dağa oduna gidiyoruz, istersen sen de gel&lt;/b&gt;" der.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Baba gelinin dırdırını dinlemektense onlarla beraber dağın yolunu tutar. Ormanın içlerine girip bir müddet gittikten sonra, oğlan babasına:&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- &lt;b&gt;Baba sen burada biraz dinlen. Bizde odun toplayalım&lt;/b&gt;, der ve oradan ayrılırlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Odun toplamadan, babasını orada bırakarak dönerler.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Yolda torun:&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- &lt;b&gt;Dedemi almadık baba.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- &lt;b&gt;Dedeni oraya bıraktık. Artık ihtiyarladı orada kalacak.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Torun ısrar eder:&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- &lt;b&gt;Dedemi isterim...&lt;/b&gt; . En sonunda babasına ne dese desin fayda etmeyceğini anlayan çocuk:&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-&lt;b&gt; Baba, sen ihtiyarladığında ben de senin gibi  seni getirip dağa mı bırakacağım&lt;/b&gt;? der demez adamın aklı başına gelir.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Babasını almaya karar verir İhtiyar, kendisini almak için yoldan geri dönen oğluna:&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- &lt;b&gt;Evlâdım, sen beni  bırakıp gidemezsin. Çünkü ben babamı bırakmadım. Ölünceye kadar hizmet ettim.&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Adam babasını alıp eve getirir. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-3388742385457882302?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/3388742385457882302/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/etme-bulma-dunyas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/3388742385457882302'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/3388742385457882302'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/etme-bulma-dunyas.html' title='Etme Bulma Dünyası'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-4043499937712299870</id><published>2009-08-26T14:27:00.000-07:00</published><updated>2009-08-26T14:31:09.546-07:00</updated><title type='text'>Üç Şartım Var</title><content type='html'>&lt;span style="font-family: trebuchet ms;font-size:180%;" &gt;Şöyle naklederler:&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;"Birisi bir gün Hâtim-i Esam'ı evine dâvet etmişti. Fakat kabûl etmedi. Isrâr edince ona:&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt; "Gelirim ama üç şartım var. Nereye istersem oraya otururum. İstediğimi yerim. Ne dersem onu yapacaksınız." dedi.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;Adam kabûl etti. Hâtim-i Esamdâvet edenin evine gitti ve ayakkabıların konulduğu yere oturdu.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;Senin yerin orası değil dediklerinde,&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;"Ben önceden şart koştum." dedi.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;Sofra gelince, yanında getirdiği ekmeği çıkarıp yedi. Efendim buradan yiyin dediklerinde;&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;"Ben ne istersem onu yerim diye şart koşmuştum." dedi.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;Sofra kalktıktan sonra hizmetçiye;&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;"Demir tavayı ateşte kızdır getir." dedi.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;Hizmetçi söyleneni yaptı. Hâtim-i Esam demir tavanın içine ayağını koydu ve;&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;"Somun yedim." dedi.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;Sonra oradakilere;&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;"Yarın kıyâmet günü yaptığınız her işten ve yediğiniz her şeyden Allahü teâlânın sizden hesap soracağına inanıyor musunuz?" diye sorunca, oradakiler&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;"Evet." dediler.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;"Diyelim ki, burası Arasat meydanı, her biriniz sırayla gelip şu tavaya ayağınızı koyarak, burada yediklerinizin hesâbını veriniz." dedi.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;Bunun üzerine oradakiler;&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;"Buna gücümüz yetmez." dediler.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;"Yarın kıyâmet günü Allahü teâlâya nasıl cevap vereceksiniz. Arasat meydanının kızgın zemini üzerinde nasıl duracaksınız? Halbuki Allahü teâlâ meâlen; &lt;b&gt;"Her nîmetin şükründen muhakkak sorulacaksınız." &lt;/b&gt;(Tekâsür sûresi: 8) buyurmaktadır." dedi.&lt;br /&gt;           &lt;br /&gt;Bunun üzerine orada bulunanların hepsi ağlamaya başladılar."&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-4043499937712299870?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/4043499937712299870/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/uc-sartm-var.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/4043499937712299870'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/4043499937712299870'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/uc-sartm-var.html' title='Üç Şartım Var'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-3114416714806789346</id><published>2009-08-26T14:25:00.000-07:00</published><updated>2009-08-26T14:26:57.043-07:00</updated><title type='text'>Musa (a.s) ve Cennetteki Arkadaşı</title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Hz. Musa Aleyhisselâm, bir gün münacatları esnasında «Ya Rabbî! Cennette benim arkadaşım kimdir, bana göster.» diye iltica eder. Hak Teâlâ ve Tekaddes Hazretleri: &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;- Ya Musa! Filan şehirde, filan çarşıda ve şu şemail ve isimde bir kasap vardır. O kimsedir, diye ilham eyler. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Hz. Musa Aleyhisselâm hemen hareket eder ve o kasabı bulur. Dükkânının karşı tarafında, bir miktar seyrederek ahvaline vâkıf olmak üzere oturur. Görür ki gayet gaddar ve zalim bir kimsedir. Sattığını hep eksik tartmaktadır. Hz. Musa'nın hatırına, bu kimse bana nasıl arkadaş olabilir, her halde o başka bir kimse olması lâzımdır, diye gelir. Tam o esnada Hz. Cebrail gelerek, o kimsenin olduğunu haber verir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Hz. Musa Aleyhisselâm akşama kadar dükkânın önünde oturur ve akşam olunca, kasap bir miktar et alarak elindeki zembiline koyar ve evine gitmek üzere iken, Hz. Musa: «Ya kasap, beni misafir kabul eder misin? diye sorar. Kasap da «Buyurun, sizin gibi muhabbetli misafiri asla görmedim. Bu gece hizmetinizle şerefleneyim.» der ve beraberce giderler. Hemen Hz. Musa Aleyhisselâmm önüne yemekler ko-yar ve «Ey mübarek zat isterseniz siz yeyin. Şayet beraber yiyelim derseniz, bir miktar beklemeniz lâzım gelecek. Zira benim çok mühim bir işim vardır, müsâdenizle onu yerine getireyim.» der. Ve getirmiş olduğu eti iyice pişirip, evin köşesinde asılı bir zembıM aşağıya indirir. İçinden son derece küçük ve zayıf bir kadın çıkarır. O'nun ağzına yavaş yavaş eti verir. Karnını doyurduktan sonra altını da temizler ve tekrar yerine asarak Hz. Musa Aleyhisselâmın yanına gelir. Özür dileyerek birlikte yemek yemeye başlarlar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Kadına yemek yedirirken kadının dudakları bir kaç defa hareket etmiş ve konuşur gibi olmuş. Bu hali Hz. Musa Aleyhisselâm farketmiş olduğu için o kimseye: &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;- Ey kişi, bu senin annen midir? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;-Evet, annemdir. Çok ihtiyar ve mecalsizdir. Her gün böylece dükkândan geldiğim zaman hizmet ederim. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;- Yemek yedirirken dudakları kıpırdadı. Sözü anlaşılır mı? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;- Evet anlaşılır. Her ne zaman, karnını doyurup hizmetini yaptığımda «Ya Rabbî, bu oğlumu cennette Musa'ya arkadaş eyle.» diye dua eder. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;- Ey kimse! Sana müjdeler olsun kî, annenin duası dergah-ı izzette kabul oldu. Musa benim, der ve ilham-ı ilâhî ile oraya geldiğini söyler. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;O kimse de çok sevinir ve bütün günahlarına tevbe ve istiğfar ederek ibadet ile meşgul olmaya başlar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Böylece annesine yapmış olduğu hizmet sebebi ile, salihler zümresine dahil olur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-3114416714806789346?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/3114416714806789346/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/musa-as-ve-cennetteki-arkadas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/3114416714806789346'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/3114416714806789346'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/musa-as-ve-cennetteki-arkadas.html' title='Musa (a.s) ve Cennetteki Arkadaşı'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-8795268867998022839</id><published>2009-08-26T14:23:00.000-07:00</published><updated>2009-08-26T14:24:22.264-07:00</updated><title type='text'>Musa (a.s) ve Karınca</title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;small&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Hz. Musa a.s., köy köy, şehir şehir dolaşıp; insanlara Allah'ın dinini öğretirken, bir gün yolu Allah'ın, ceza olarak  bütün halkını yaktığı  bir köye düştü ve:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/small&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; line-height: normal;"&gt;&lt;small&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;"Ey Rabbim" dedi. "Bu köyde yaşayanlar arasında çocuklar, günahsız, suçsuzz kimseler ve hayvanlar da vardı. Sadece suçluları ve günahkarları cezalandırabilecekken, böyle yapmayıp tüm köyü cezalandırmışsın. senin şefkatin ve acıman sınırsıdır ve sen tüm canlılara bu şefkatinle davranırın. Sen işlerini de bizim aklımıızn eremediği yüksek bilginle yaparsın. Buna olan inancım tamdır. Fakat ben merak ettim; günahkarlarla beraber masum insanları niçin yaktın?" diyerek,fazla oyalanmadan, yoluna devam etti.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/small&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;small&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Bir müddet sonra hem bir şeyler yemek, hem de yol yorgunluğunu biraz olsun üzerinden atmakbir ağacın altına oturdu. Ağacın az ötesinde büyük bir karınca yuvası vardı. Karıncalar harıl harıl çalışıyordu. Bu karıncalarda bir tanesi gelip dinlenmekte olan Hz.Musa aleyhisselamı ısırdı. Musa a.s karıncaya öfkelendi Yerdeki kurumuş odunlardan birini ateşle tutuşturdu, geldi, tüm karınca yuvasını ateşe verdi. Tüm karıncalar yanarak öldü. Musa a.s bildiren dini hükümler arasında karınca yakmak günah değildi.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/small&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;small&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Bunun üzerin Allah (c.c) şöyle seslendi:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/small&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;small&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;"Ey Musa! Seni sadece bir tek karınca ısırmışken, sen bütün karınca yuvasını ateşe mi verdin. Bir karınca yüzünden koca karınca ülkesini her ana hamde eden, beni en güzel sözlerle  öven bir toplumu yakıp yok ettin, öyle mi?"&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/small&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;small&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Hz.Musa a.s. gerek kendi gördüğü karşısında söyledikleri, gerek yaptığı karşısında Cenab-ı Hakk'ın seslenişinden öğrenmiş oldu ki;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/small&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 12pt; text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;small&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;Suçlularla beraber olanlar, kendileri suçsuz  olsalar dahi aynı cezaya uğrarlar. Ancak Allah c.c. hesap gününde onları birbirinden ayırır, her birine hak ettiği karşılığı fazlasıyla verir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/small&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;&lt;small&gt;Bizler de kötü insanlarla beraber olmamalı, onların yaşadıkları yerlerde bulunmamalıyız. Bulunmak zorunda kalırsak onları uygun bir lisan ile uyarmalı, oradan bir an önce uzaklaşmaya bakmalıyız.&lt;/small&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: &amp;quot;Verdana&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-weight: normal;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-8795268867998022839?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/8795268867998022839/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/musa-as-ve-karnca.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/8795268867998022839'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/8795268867998022839'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/musa-as-ve-karnca.html' title='Musa (a.s) ve Karınca'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-7187884556508148538</id><published>2009-08-26T14:20:00.000-07:00</published><updated>2009-08-26T14:22:22.431-07:00</updated><title type='text'>Kıymetini Bilemedim</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: times new roman;"&gt;&lt;span style="color: blue;"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 0);"&gt;Ahmed Sârbân hazretlerinin&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; çok huysuz ve geçimsiz bir hanımı vardı. Efendisini görmeye gelenlere içeriden; "Siz bu heriften ne meded umuyor ve ne hayır bekliyorsunuz. Sizin işiniz yok mu?" diyerek bağırırdı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: times new roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: times new roman;"&gt;Birgün Şeyhin talebeleri hem bu durumu düşünüyor hem de birbirleriyle şöyle konuşuyorlardı. "Acaba nasıl oluyor da Şeyhimiz böyle bir hanımla yaşayabiliyor, bir arada geçinebiliyor?" Onların bu düşüncelerini anlıyan Şeyh hazretleri şu cevâbı verdi: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: times new roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: times new roman;"&gt;"Dostlarım!Mesele sizin zannettiğiniz gibi değildir. Benim böyle bir kadına tahammül etmem, nefsânî bir hevesten değildir. Bu bizim talebelerimize verdiğimiz bir derstir. Maksat, çirkin huylu insanlarla da iyi geçinmektir. Sizin elinizdeyse nefsinizi içinizden atın bana öyle gelin. İşte bu kadar."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: times new roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: times new roman;"&gt;Ahmed Sârbân hazretleri ömrünün sonuna kadar o kadının yaptığı eziyetlere katlandı. 1545 (H.952) yılında vefât etti. Doğum yeri olan Hayrabolu'da adına yaptırılan türbenin hazîresine defnedildi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: times new roman;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;                                                                                                        &lt;span style="font-size: 10pt; font-family: &amp;quot;Verdana&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-family: times new roman;"&gt;Ahmed Sârbân hazretlerinin hanımı, beyinin kıymetini vefâtından sonra anladı. Şeyh hazretlerinin mezar taşına bir yastık gibi başını koyarak gece-gündüz; "Ah ah! Yazık çok yazık ki, ben senin kadrini, kıymetini bilemedim." diyerek ağlardı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-7187884556508148538?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/7187884556508148538/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/kymetini-bilemedim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/7187884556508148538'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/7187884556508148538'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/kymetini-bilemedim.html' title='Kıymetini Bilemedim'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-4006415656897333714</id><published>2009-08-26T08:20:00.000-07:00</published><updated>2009-08-26T08:21:20.087-07:00</updated><title type='text'>Karınca Yuvasını Dağıtmayın</title><content type='html'>&lt;small&gt;Erek Dağı'nda havalar iyice soğuyuncaya kadar kalmıştık. Artık neredeyse kar yağmaya başlayacaktı. Kaldığımız yer bayırdı. Buraya bir oda yapmamızı istedi. Biz de hemen çalışmaya koyulduk. Başladık kazmaya.&lt;/small&gt;             &lt;table align="right" border="0" cellpadding="0" cellspacing="0"&gt;               &lt;tbody&gt;                 &lt;tr&gt;                   &lt;td style="padding-left: 10px; padding-right: 0px; padding-bottom: 10px;"&gt;&lt;img alt="" src="http://www.biriz.biz/hikaye/karincayuvasi.jpg" style="width: 360px; height: 289px;" /&gt;&lt;br /&gt;                  &lt;/td&gt;                 &lt;/tr&gt;               &lt;/tbody&gt;             &lt;/table&gt;             &lt;p&gt;&lt;small&gt;Kazı yaparken bir karınca yuvası çıktı. Üstad karınca yuvasını gördü. Kazıyı durdurmamızı istedi. Sebebini sorduk:&lt;/small&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p&gt;&lt;small&gt;"Bir ev yıkıp bir ev yapmak olur mu?" dedi. "Bu hayvanların yuvasını dağıtmayın. Başka bir yeri kazın."&lt;/small&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p&gt;&lt;small&gt;Biz başka bir yeri kazmaya başladık. Oradan da karınca yuvası çıktı. Bana yardım eden bir arkadaş vardı. O, "Böyle olur mu hiç?" diye bana sordu. "Üstad gelir gelmez, karıncaların üzerine toprak atalım. Yok eğer böyle giderse bu odayı yapamayız."&lt;/small&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p&gt;&lt;small&gt;Sonunda oraya bir odacık yaptık. &lt;/small&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p&gt;&lt;small&gt;Üstad karınca yuvalarının yanına gelince, ekmek, bulgur ve şeker koyardı. Kendisine şekeri niçin koyduğmuzu sorduğumuzda, şöyle demişti:&lt;/small&gt;&lt;/p&gt;                          &lt;small&gt;"Bu da onların çayı olsun."&lt;/small&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-4006415656897333714?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/4006415656897333714/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/karnca-yuvasn-dagtmayn.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/4006415656897333714'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/4006415656897333714'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/karnca-yuvasn-dagtmayn.html' title='Karınca Yuvasını Dağıtmayın'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-1213969831507640373</id><published>2009-08-26T07:59:00.000-07:00</published><updated>2009-08-26T08:15:56.924-07:00</updated><title type='text'>Gafletten Hidayete...</title><content type='html'>&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: &amp;quot;Verdana&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;Sahabeden Amr İbnü'l Cemuh r.a. Hazretleri, İslâm'dan önce Medine'nin önde gelen şahıslarındandı. Ağaçtan yaptığı 'Menaf' adlı bir puta büyük saygı duyardı. Üç oğlu ise müslüman olmuştu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: &amp;quot;Verdana&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;Bir gece Amr b. Cemuh'un oğulları, bir arkadaşlarıyla birlikte Menaf'ı yerinden aldılar, götürüp bir lağım çukuruna attılar. Kimseye görünmeden de geri döndüler. Sabahleyin saygı için putuna giden Amr, onu yerinde bulamadı... &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: &amp;quot;Verdana&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;- Yazıklar olsun size! Bu gece tanrımızı kim çaldı? diye söylenmeye başladı. Bağıra çağıra, çevresine tehditler savurarak putunu aramaya koyuldu. Sonunda onu bir çukurda başaşağı devrilmiş olarak buldu. Kaldırıp temizledi, güzel kokular sürdü ve eski yerine koyarak şöyle dedi: &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: &amp;quot;Verdana&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;- Bu işi yapanı bir bilebilsem, onu perişan ederdim... &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: &amp;quot;Verdana&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;Ertesi gece gençler yine putu çalıp, bir gün önceki gibi yaptılar. Sabah olunca adam yine onu aradı ve pislikler içinde buldu. Alıp temizledi, güzelce kokulayıp yerine koydu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: &amp;quot;Verdana&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;Gençler ertesi gece yine aynısını yaptılar. Amr'ın sabrı taşmıştı. Yatmadan önce puta gitti, kılıcı boynuna taktı ve dedi ki: &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: &amp;quot;Verdana&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;- Ey Menaf! Bu işi sana kimin yaptığını  bilemiyorum. Şayet sende bir hayır varsa, al sana kılıç! Artık sen kendini koru! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: &amp;quot;Verdana&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;Gençler, yaşlı Amr'ın derin uykuya daldığını anlayınca, putun boynundan kılıcı attılar. Evin dışına götürdüler ve bir köpek leşine bağlayıp bir lağım kuyusuna atıverdiler. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: &amp;quot;Verdana&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;Adam uyanıp putunu bulamayınca, yine aramaya başladı. Bu kez de bir lağım kuyusunda, üstelik bir köpek leşine bağlı ve yüzüstü devrilmiş vaziyette buldu. Fakat bu defa onu çukurda olduğu gibi bıraktı ve şöyle dedi: &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: &amp;quot;Verdana&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;- Vallahi sen tanrı olsaydın, köpek leşine bağlı olarak bu kuyuda böyle bulunmazdın! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;span style="font-size: 10pt; font-family: &amp;quot;Verdana&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;Amr müslüman oldu. Canını, malını ve çocuklarını Allah yolunda Rasulullah s.a.v.'in hizmetine verdi.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-1213969831507640373?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/1213969831507640373/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/gafletten-hidayete.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/1213969831507640373'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/1213969831507640373'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/08/gafletten-hidayete.html' title='Gafletten Hidayete...'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-78718441942238899</id><published>2009-07-06T03:55:00.000-07:00</published><updated>2009-07-06T03:58:02.043-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal" style="line-height: normal; text-align: left;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; font-family: &amp;quot;Verdana&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;                                            &lt;span style="font-weight: bold;font-size:180%;" &gt;&lt;span style="font-family: webdings;"&gt;Akşama Kadar Yaşamak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="line-height: normal; font-family: webdings; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal" style="line-height: normal; font-family: webdings; font-weight: bold; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Mekke...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşlı bir adam ve genç bir delikanlı bir köşede oturup konuşmaktalar. Önlerinde iyi giyimli bir adam belirir. Genç olanın önüne bir kese altın koyar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="line-height: normal; font-family: webdings; font-weight: bold; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Genç: &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="line-height: normal; font-family: webdings; font-weight: bold; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Sağol, paraya ihtiyacım yok. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="line-height: normal; font-family: webdings; font-weight: bold; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Olsun, ben sana veriyorum, ister sen harca, ister fakirere ver. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="line-height: normal; font-family: webdings; font-weight: bold; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Genç fazla ısrar etmez. Keseyi alır hemen hepsini ihtiyacı olduğunu bildiklerine dağıtır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="line-height: normal; font-family: webdings; font-weight: bold; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;Yaşlı adam aynı akşam genci bir başkasından yardım isterken görür ve sorar: &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="line-height: normal; font-family: webdings; font-weight: bold; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;- Niçin o bir kese altından kendine ayırmadın? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p class="MsoNormal" style="line-height: normal; font-family: webdings; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(153, 0, 0);"&gt;Genç:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;            &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: &amp;quot;Verdana&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;font-size:180%;" &gt;&lt;span style="font-family: webdings;"&gt;-Akşama kadar yaşayacağımı düşünemezdim.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-78718441942238899?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/78718441942238899/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/07/aksama-kadar-yasamak-mekke.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/78718441942238899'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/78718441942238899'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/07/aksama-kadar-yasamak-mekke.html' title=''/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-1670314780038943207</id><published>2009-07-02T23:37:00.000-07:00</published><updated>2009-07-02T23:39:10.515-07:00</updated><title type='text'>Alay Etmenin Cezası</title><content type='html'>&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;                                            &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-family:webdings;"&gt; Alay Etmenin Cezası&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a style="font-family: webdings;" href="http://www.biriz.biz/evliyalar/ea0692.htm"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Gavs-ül-Memdûh&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-family:webdings;"&gt; hazretleri, bir gün dergâhın önünde otururken Abdürrahîm Efendiyi huzûr-ı şerîflerine çağırdı. Şam'a gidip gitmediğini sordu. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:webdings;"&gt; O da; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:webdings;"&gt; "Gitmedim efendim" deyince; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:webdings;"&gt; "Şu tarafa bak bakalım ne göreceksin?" buyurdu. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;                                                    &lt;/span&gt; &lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:130%;"  &gt;İşâret ettiği yöne baktığında, yemyeşil bahçeleriyle, Şam'ın karşısında durduğunu hayretle gördü. Şam'ı merakla seyrettiğini gören Gavs-ül-Memdûh;&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;           &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:130%;"  &gt;"Abdürrahîm! Boşi köyü buradan uzakta mıdır görülebilir mi?" buyurunca, rüyâdan uyanır gibi Şam gözlerinden silindi ve hocasına;&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;           &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:130%;"  &gt;"O köy buraya uzaktır, görünmez efendim." diye cevap verdi.&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;           &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:130%;"  &gt;Bunun üzerine;&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;           &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:130%;"  &gt;"Doğu tarafına bak!" buyurdu.&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;           &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:130%;"  &gt;O anda küçük bir tepenin yamacında kurulmuş olan Boşi köyü gözünün önüne geldi. O anda köyün bir kenarında, Gavs-ül-Memdûh'un talebelerinden birkaç tânesi oturmuş sohbet ediyorlardı. Köy bekçisi de yanlarında sırt üstü uzanmış yatıyor, talebelerle alay ediyordu. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;             &lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:130%;"  &gt;Gavs-ül-Memdûh;&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;           &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:130%;"  &gt;"Abdürrahîm! Bekçinin arkadaşlarınla alay ettiğini görüyor musun?" diye sordu.&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;           &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:130%;"  &gt;O da;&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;           &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:130%;"  &gt;"Görüyorum efendim. Eğer müsâade buyurursanız hemen hakkından geleyim." diye sordu.&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;           &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:130%;"  &gt;Hocasının hiç cevap vermemesinden cesâretlenerek ayağını hızla bekçiye doğru salladı. Allahü teâlânın izniyle, ayağı bekçinin tam karnına isâbet etmiş ki, birden karnını tutmaya ve feryâd etmeye başladı. Bir daha vuracaktı, fakat Gavs-ül-Memdûh;&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;           &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:130%;"  &gt;"Yeter yâ Abdürrahîm!" buyurunca, durdu.&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;           &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:130%;"  &gt;Boşi köyü de gözünden kayboldu. Hocasının bu kerâmetlerine hayran kalmıştı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;                          &lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:130%;"  &gt;Aradan on gün geçmişti. Boşi köyünün bekçisi, yüzü sarılı bir hâlde Gavs-ül-Memdûh'un huzûruna çıkarıldı. Ağzı sol kulağına kadar eğilmişti. Eğilen taraf kırış kırış olmuş, diğer tarafı da davul zarı kadar gerginleşmişti. Bu sebeple ne ağladığı ne güldüğü, ne de konuştuğu anlaşılıyordu. Zor konuşabilen bekçi;&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;           &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:130%;"  &gt;"Aman yâ Hocam! Allahü teâlâyı zikreden talebelerinle alay ederken, birisi şiddetle karnıma vurdu. O anda bütün vücûdum hareketsiz kaldı. Ağzım da bu hâle geldi. Bundan böyle hatâmı anladım ve tövbe ettim. Ne olur beni affediniz ve ağzımın eski hâle gelmesi için duâ ediniz." diyerek ağladı.&lt;br /&gt;         &lt;br /&gt;           &lt;/span&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:130%;"  &gt;Gavs-ül-Memdûh onun bu durumuna çok üzüldü. Merhamet edip ellerini kaldırarak duâ etmeye başladı. Sonra mübârek elini bekçinin yüzüne sürdü. O anda bekçinin ağzı, Allahü teâlânın izniyle eski hâline geldi.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;             &lt;big&gt;&lt;span style=";font-family:Verdana;font-size:85%;"  &gt;&lt;big&gt;&lt;small&gt;&lt;br /&gt;           &lt;/small&gt; &lt;/big&gt;&lt;/span&gt;&lt;/big&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-1670314780038943207?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/1670314780038943207/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/07/alay-etmenin-cezas-gavs-ul-memduh.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/1670314780038943207'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/1670314780038943207'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/07/alay-etmenin-cezas-gavs-ul-memduh.html' title='Alay Etmenin Cezası'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-7729850057462322833</id><published>2009-07-01T14:54:00.000-07:00</published><updated>2009-07-01T14:55:05.336-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-style: italic; color: rgb(51, 0, 51);font-size:180%;" &gt;&lt;span style="font-family: webdings;"&gt;Bu Gün Cuma&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: webdings;"&gt;Yolda karşılaştığımızda ezan okunuyordu. \"Gel seni camiye götüreyim\", dedim. \"Bugün Cuma biliyorsun.\" \"Sen de benim camiye gitmediğimi biliyorsun,\" dedi. \"Biliyorum ama,sebebini gerçekten merak ediyorum.\" \"Ne bileyim olmuyor işte, dedi. Hem pantolonumun ütüsü bozulup, dizleri çıkar diye endişe ediyorum.\" Gayri ihtiyari gülmeye başladım. \"Herhalde şaka yapıyorsun,\" dedim. \"Bunun için cami terk edilir mi?\" \"Ciddi söylüyorum,\" dedi. Giyimime ve özellikle yeşile düşkün olduğumu bilirsin.\" Gerçekten öyleydi. Giydiği birbirinden güzel elbiseleri mutlaka yeşilin bir başka tonundan seçer ve her zaman ütülü tutardı. \"Peki, dedim. Hayatında hiç camiye gitmedin mi?\" \"Çocukken dedemle birkaç kere gitmiştim,\" dedi. Hem o yaşlarda dizlerim aşınacak diye herhalde endişe etmiyordum. Fakat artık camiye gidebileceğimi zannetmiyorum. Söyledikleri beni son derece şaşırtmış ve bu konuyu açtığıma pişman etmişti. Daha sonra el sıkışıp ayrıldık. Onunla konuşmamızdan 2 ay sonra,kendisinin camide olduğunu söylediler.Hemen gittim. Bahçedeki namaz saflarının en önünde duruyordu ve üzerinde yine yeşiller vardı. Yavaşça yanına yaklaştım ve kısık bir sesle: \"Hani, dedim.Camiye gelmeyecektin?\" Hiç sesini çıkarmadı. Çünkü musalla taşının üzerinde, yeşil örtülü bir tabut içinde yatıyordu. \"HER NEFİS ÖLÜMÜ TADACAKTIR. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-7729850057462322833?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/7729850057462322833/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/07/bu-gun-cuma-yolda-karslastgmzda-ezan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/7729850057462322833'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/7729850057462322833'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/07/bu-gun-cuma-yolda-karslastgmzda-ezan.html' title=''/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-7359235692990330748</id><published>2009-07-01T14:52:00.000-07:00</published><updated>2009-07-01T14:53:05.871-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(51, 0, 153);font-size:180%;" &gt;&lt;span style="font-family: webdings;"&gt;Mucize&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: webdings;"&gt;Ben ve kardesim, yillarca annemin duzelmesi icin adeta Allah'a yalvariyorduk. Her aksam evdeki huzursuzlugun uzerine gozyaslari icinde Allah'a yeniden dua ederdik. Biz daha 9 yasinda ve neyin ne oldugunu bilmezdik. Annemin agir deprosyonlari yillarca surdu. Hergun ruh gibi evin icinde oyle dolasiyorduki bizler birdaha yikiliyorduk. Azimizi actigimiz anda tokat indirirdi. Cok zor bir cocukluk yasadik o yuzden. Annemin bu durumu bizleri yikmisti. Hergun aglamaktan yilmistik. Yinede icimizde bir gucuk umut vardi....bir gece yine annemin bizi dovmesi uzerine yenide aglayarak odamiza gectik..hungur hungur aglarken yeniden ellerimizi actik ve oyle isyan, uzuntu dolu duygularla dua etmeye basladik...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: webdings;"&gt; Allah'im neden annem hep boyle. Biz zaten babasiziik annem neden boyle bizi hep dovuyor diye..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: webdings;"&gt; ama duayi oyle bir icten soyluyordukki...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: webdings;"&gt; Allah'im bizim canimizi al..yada annem iyilessin Ya Rabbim. Sen buyuksun..biz biliriz sen istersen hersy olur. Neolur bizi duy yarabbim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: webdings;"&gt; BUnun uzerine o gece rahatca uyuduk...ertesi gun hayatimda asla unutmayacagim bir donus oldu..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: webdings;"&gt; Annem eski annem degildi..bizi iyi davrandi ve bizleri sevdi..ilk defa bir annem oldugunun farkina vardim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: webdings;"&gt; Icimdeki bu ALLAH aski oldukca birtek herseyi onun degistirebilcegini biliyorum&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: webdings;"&gt; Oysa gun geldi isyan ettim, inthar etmeye kalktim 9 yasinda bir kiz cocugu olarak..bide dua ettim annem olsunde bizi elinden alsinlar diye&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: webdings;"&gt; ama simdi oyle mutluyumki annem o gunden beri cok degisti...sana cok sukurler olsun mevlam...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: webdings;"&gt; sadece senden dilerim, sadece senden beklerim..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: webdings;"&gt; seni cok seviyorum ALLAH'im&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: webdings;"&gt; bu gercekten hayatimin mucizesiydi...yillarca hergun aglayarak dua ettim..ve dua'm bir gun icinde degisti..bunu buraya yazmamin nedeni herkezin hicbirseyden umut kesmesin basta ALLAH'tan&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-7359235692990330748?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/7359235692990330748/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/07/mucize-ben-ve-kardesim-yillarca-annemin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/7359235692990330748'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/7359235692990330748'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/07/mucize-ben-ve-kardesim-yillarca-annemin.html' title=''/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-4103201982389046553</id><published>2009-07-01T14:49:00.000-07:00</published><updated>2009-07-01T14:51:27.015-07:00</updated><title type='text'>Tövbe</title><content type='html'>&lt;span style="font-style: italic; color: rgb(102, 0, 0);font-size:130%;" &gt;&lt;span style="font-family: webdings;"&gt; &lt;span style="font-size:180%;"&gt;Tövbe&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size:180%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: webdings;"&gt;Sehrin en zengin ve dindar ailesinde yetisen Fahri arkadaslari yüzünden bir türlü kötü yoldan cikamaz.Parasi bol oldugu icin arkadaslarina bakan ve uyusturucu bagimli olan Fahri gün gectikce dahada batakliga dogru gider.Annesinin nasiyatini dinlemeyen ve Bababasina hic saygisi olmayan Fahri bir gün evden atilir.Arkadaslarinda yatip kalkan ve maddi durumda sorun yasiyan Fahri hirsizlik yapmaya baslar.Birgün Annesini yanliz oldugunu bilen Fahri eve gider ve Annesinden para ister.A nnesinin vicdani rahat etmez ve para verir,söyledigi tek kelime ogluna:"Oglum tövbe et imana gel,Allah her yolunu acar yardim eder sana" bunu dinlemeyen Fahri evden gider.Ertesi gün yaptigi soygun yüzünden tutuklanan Fahri Cezaevine konulur.Kogusunda ayni sabika yüzünden yatan mahkum arkadasiyla sohbete baslar.Ailesinin cok Zengin oldugunu söyler ama yinede hirsizlik yaptigini anlatir.Günler gectikce ikili cok iyi arkadas olurlar ve hapisteki zamani gecirirler.Bir Gecesi ter icinde kalkan Fahri kogus arkadasini uyandirir:"Ahmet annemin sesini duyuyorum,tövbe et diye yalvariyor" takma kafana der Ahmet o bu Rüya sen yat diye cevaplar.Her gece ayni sesleri duyan Fahri birgün güzel abdest alip tövbe eder.Dini kitaplar okuyup dua ögrenmeye baslar.Ahmetse orali hic olmaz.Seneler gecmis Ahmetin tahliye günü gelmisti."Fahri annenin adresini verde elini öpmeye gideyim senden selamlar söyliyeyim der." buna cok sevinen Fahri adresini verir ve Annesine cok selam söylemesini ister.Cezaevinden cikan Ahmet hemen taxiye atlar dogru adresse dogru yola cikar.Beyninden gecen tek düsünce Ailesi zengin iyi esya calinir düsünen Ahmet sonunda adresse ulasir.Zile bastiginda karsisinda Kapali bir kadinla karsilasir:"Merhaba Yenge ben oglunuzun mahkum arkadasi,sizin ellinizi öpmeye geldim ve ayrica oglunuzdan cok selamlar getirdim der ve iceri girer" cok sevinen Anne hemen Yemek hazirlamaya mutfaya gider,bu bos zamani degerlendiren Ahmet masada buldugu cantayi acar ve icinden para ve altinlari alip gizlice kacar.Mutfaktan gelen Anne genc cocugu göremeyince cantaya bakar ve esyasinin calindigini anlar.Cok üzülen Anne agliyarak ogluna mektup yazar:"Oglum sagol selamini aldim ama Arkadasin altinlarimi ve parami alip kacti" mektupu alan Fahri cok üzülür ve Annesine mektup geri yazar intikam sözüyle.Seneler gecer ve Fahrinin tahliye günü gelir.Hapisden cikan Fahri efendi bir delikanli olmus ve uzattigi sakal sayesinde tanilmiyacak hale gelmis.Annesin evine gitmeden dogru Ahmetin yasadigi evin Adresine gider.Zili caldiginda kapiyi acan teyze derki"Ahmet yok o icki mekaninda takilir " verdigi adresse giden Fahri sonunda Ahmeti sarhos halinde bulur:"Merhaba dostum degip yanina yaklasir" "sende kimsin der Ahmet" tanilmadigini fark eden Fahri birsey demez ve kolundan tutup götürür.Ayakta zor duran Ahmet hic birsey hatirlamaz.Fahri evinin arkasindakki kulübeye Ahmeti sokar ve onu iple baglar.Odada sadece bir tuvaletle cesmenin bulundugu yerde uyanan Ahmet sasirir.Nasil buraya geldigini ve kim neden getirdigini bilmeyen Ahmet elindeki ipi cözmeye basarir.Kapiyi acamayan Ahmet beklemeye baslar.Ilk gün gecer ve hala kimse kapiyi acmaz.Ahmet sikilmaya baslar su icerek karnini doyurur.Sag sola yürüyüp cok düsünen Ahmet hala bilmez neden burda oldugunu.Duvardaki yazi ona cok takilir.Cesme diye bir kelime yaziyordu duvarda.Cesmeye bakar ama hala anlamini anlamaz.4 gün olmustu Ahmet umudunu kesmeye baslar.Her yeri inceleyen Ahmet kösede yerde bir zarf bulur.Icini hemen acan Ahmet ayni kelimeyle karsilasir.Cesme yaziyordu icinde sadece.Cesmeye dogru yönelen Ahmet iyice düsünür.Cesmede sadece su icilir ve abdest alinir düsünen Ahmet sonunda Fahrinin sözleri aklina gelir.Güzel abdest alan Ahmet avucunu acar ve dua eder:"Allahim affet beni cok günahlar yaptim tövbe ediyorum daha yapmiyacagim der" bunu izleyen Fahri o anda kapiyi acar ve Ahmetin önüne cikar.Neye ugradigini farkina varan Ahmet bu sözleri fahriye dedi :Beni önce Allah sonra sen Affet,ben sana kötülük yaptim ama sen karsilik olarak bana en güzel iyiligi yaptin" Fahri basini salliyarak birbirleriyle kucaklasirlar.... &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-4103201982389046553?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/4103201982389046553/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/07/tovbe.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/4103201982389046553'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/4103201982389046553'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/07/tovbe.html' title='Tövbe'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-8668649334315635033</id><published>2009-07-01T04:23:00.001-07:00</published><updated>2009-07-01T04:25:10.547-07:00</updated><title type='text'>Delinin  Veliye Tavsiyesi</title><content type='html'>&lt;p&gt;&lt;small&gt;                                                                                   &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-family: webdings;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/small&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 153);font-size:130%;" &gt;Delinin  Veliye Tavsiyesi                           &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: webdings; color: rgb(0, 0, 153);"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="font-family: webdings; color: rgb(0, 0, 153);"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bayezid-i Bestamî hazretleri. Büyük velilerden. Bir gün tımarhanenin önünden geçiyor. Tımarhane hizmetçisinin tokmakla birşeyler dövdüğünü görüyor:&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="font-family: webdings; color: rgb(0, 0, 153);"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Ne yapıyorsun?&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="font-family: webdings; color: rgb(0, 0, 153);"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hizmetçi:&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="font-family: webdings; color: rgb(0, 0, 153);"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Burası tımarhanedir. Delilere ilâç yapıyorum.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="font-family: webdings; color: rgb(0, 0, 153);"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Benim hastalığıma da bir ilâç tavsiye eder misin?&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="font-family: webdings; color: rgb(0, 0, 153);"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Hastalığını söyle.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="font-family: webdings; color: rgb(0, 0, 153);"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Benim hastalığım günah hastalığı... Çok günah işliyorum..&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="font-family: webdings; color: rgb(0, 0, 153);"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Ben günah hastalığından anlamam... Ben delilere ilâç hazırlıyorum..&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="font-family: webdings; color: rgb(0, 0, 153);"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Parmaklığının arasından konuşulanları duyan bir deli,(!) Bayezid-i Bestamî hazretlerine:&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="font-family: webdings; color: rgb(0, 0, 153);"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Gel dede, gel! Senin hastalığının çaresini ben söyleyeyim, diye seslendi.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="font-family: webdings; color: rgb(0, 0, 153);"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bayezid-i Bestamî hazretleri, delinin yanına sokularak:&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="font-family: webdings; color: rgb(0, 0, 153);"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Söyle bakalım, benim derdime çare nedir? dedi.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="font-family: webdings; color: rgb(0, 0, 153);"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Deli(!) şu ilâcı tavsiye etti:&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="font-family: webdings; color: rgb(0, 0, 153);"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Tevbe kökü ile istiğfar yaprağını karıştır... Kalb havanında tevhîd tokmağı ile döv, insaf eleğinden geçir, göz yaşıyla yoğur, aşk fırınında pişir... Akşam-sabah bol miktarda ye... O zaman göreceksin senin hastalığından eser kalmaz, dedi.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="font-family: webdings; color: rgb(0, 0, 153);"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bu güzel ilâcı öğrenen Bayezid hazretleri:&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="font-family: webdings; color: rgb(0, 0, 153);"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;-Hey gidi dünya hey! Demek, seni de deli diye buraya getirmişler, deyip oradan ayrıldı.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;span style="color: rgb(0, 0, 153);font-size:130%;" &gt;Bu ilâç, halen günah hastası olanlara tavsiye olunmaya değer bir ilâçtır. Yani bu formülün hükmü hâlâ devam etmektedir.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-8668649334315635033?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/8668649334315635033/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/07/delinin-veliye-tavsiyesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/8668649334315635033'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/8668649334315635033'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/07/delinin-veliye-tavsiyesi.html' title='Delinin  Veliye Tavsiyesi'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-3085383507365624937</id><published>2009-07-01T04:16:00.000-07:00</published><updated>2009-07-01T04:17:35.105-07:00</updated><title type='text'>Padişah ve Genç</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify; font-family: webdings; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;b&gt;Padişah ve Genç&lt;/b&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt; &lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Olay Peygamberimizden çok önce geçer. Zamanın birinde insanların kendisine taptığı bir padişah ve onunda bir sihirbazı vardı. Sihirbaz bir gün:&lt;br /&gt;- Padişahım, artık ihtiyarladım. Bana bir genç verseniz de ona sihir öğretsem.&lt;br /&gt;Padişah ona bir genç buldurur ve yollar. Gençin eviyle sihirbazın evi arasında bir rahip yaşamaktadır. Genç zamanla ona da uğramaya başlar. Sohbetederler. Rahibin  anlattığı  hoşuna gider ve arkadaşlıkları devam eder ve genç onun dinine girer. O'nunla beraber olduğu müddetçe zamanın nasıl geçtiğini anlamaz ve dolayısıyla hep geç kalır. Sihirbaz da kızar, kızmakla kalmaz dövmeye de başlar. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt; &lt;/div&gt;  &lt;p style="font-family: webdings; text-align: justify; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Genç durumu sonunda rahibe de iletir.Rahip:&lt;br /&gt;- Sihirbazdan korktuğunda, "Evimizdekiler alıkoydu", ailenden çekindiğin zamanda "Sihirbaz bırakmadı" dersin. Bu hal üzerine epeyi zaman gidip gelir genç. Bir gün önünü yırtıcı bir hayvan keser ve kendi kendine:&lt;br /&gt;- Sihirbaz mı daha üstün, yoksa rahipmi  bugün öğreneceğim.&lt;br /&gt;Bir taş alır ve:-&lt;br /&gt;- Ya Allah, ihtiyarın işi, sana sihirbazın işinden sevimli ise şu hayvanı öldürüver, der. Taşı atar ve vahşi hayvan ölür. Durumu olduğu gibi rahibe anlatır. Rahip:&lt;br /&gt;- Bugün sen benden üstün haldesin. Eğer bir belaya uğrasan, benim ismimi söyleme.. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="font-family: webdings; text-align: justify; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Delikanlı bir çok hastalığa şifa verir hale gelir, körlerin gözlerini açar. Padişahın kör bir arkadaşı da bunu duyar ve bir çok hediyeyle beraber gencin yanına gelerek:&lt;br /&gt;- Gözlerimi açarsan, bu hediyelerin hepsi senindir, der. Delikanlı:&lt;br /&gt;- Ben kimseye şifa veremem. Şifayı ancak Allah verir. Eğer Allah'a iman edersen, Allah'a dua ederim, O da sana şifa verir.&lt;br /&gt;Hasta derhal iman eder. Gözleri açılır. O sevinçle hemen padişahın yanına gider. Padişah sorar:&lt;br /&gt;- Gözlerinin görmesini kim sağladı?&lt;br /&gt;- Rabbim.&lt;br /&gt;- Senin benden başka bir Rabbin mi var?&lt;br /&gt;- Benim Rabbim de senin Rabbin de Allah'tır.&lt;br /&gt;Hükümdar kızar, işin aslını öğrenen, delikanlının ismini alana kadar işkence ettirir. Genç hemen huzura getirilir. Padişah:&lt;br /&gt;- Sihrin körleri bile iyileştirecek seviyeye ulaşmış, herkese şifa veriyormuşsun.&lt;br /&gt;- Ben hiçbir derde şifa veremem, şifayı  anacak Allah verir.&lt;br /&gt;Padişah, delikanlıya da rahibin ismini  verinceye kadar işkence eder. Rahip huzura getirilir. Padişah:&lt;br /&gt;- Dininden dön.&lt;br /&gt;Rahip de teklifi rededer. Derhal başı kesilir. Delikanlı getirilir, "Diniden dön" teklifini rededer. Padişah onu yakın adamlarına vererek:&lt;br /&gt;- Onu falan dağa götürün, dağın tepesine çıkarın, dininden dönerse serbest bırakın, yoksa aşağı atın, der.&lt;br /&gt;Yola girerler. Uzun  ve yorucu bir günün sonunda dağın tepesine ulaşırlar. Genç:&lt;br /&gt;- Allahım, nasıl dilersen beni onlara karşı sen koru, diye dua eder.&lt;br /&gt;Dağ sarsılır. Delikanlının dışında hapsi yuvarlanıp  gider. Delikanlı döner Padişaha gelir. Hükümdar sorar:&lt;br /&gt;- Seninle beraber gidenlere ne oldu?&lt;br /&gt;- Allah beni onlara karşı korudu.&lt;br /&gt;Padişah bu sefer onu bir başka gruba teslim etti ve:&lt;br /&gt;- Bunu bir gemiye bindirin, denizin ortasına getirin ayağına taş bağlayın, dininden dönerse serbest bırakın, yoksa denize atın, der.&lt;br /&gt;Genç:&lt;br /&gt;- Allahım, nasıl dilersen beni onlara karşı sen koru, diye dua eder.&lt;br /&gt;Gemi onlarla beraber alt üst olur. Delikanlının dışında hepsi boğulur. Döner. Padişah:&lt;br /&gt;- Seninle beraber gidenlere ne oldu?&lt;br /&gt;- Allah beni onlara karşı korudu. Sana emrettiğimi yapmadıkça beni öldüremezsin.&lt;br /&gt;- Nedir  o?&lt;br /&gt;- Halkı, geniş bir meydana toplayacaksın, beni  de hurma dalına asacaksın. Sonra ok torbamdan bir ok al, yayın tam ortasına yerleştir, daha sonra bağırarak "Delikanlının Rabbi olan Allah'ın adı ile" de, sonra at. Sen, böyle yaptığın takdirde beni öldürebilirsin, dedi. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="font-family: webdings; text-align: justify; color: rgb(255, 0, 0);"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Halk meydana toplanır. Denildiği şekilde yapılır. Ok atılır. Delikanlı ruhunu teslim eder. bütün bunlara şahit olan halk:&lt;br /&gt;- Delikanlının Rabbine iman ettik, derler.&lt;br /&gt;Padişahın adamları gelerek:&lt;br /&gt;- Çekindiğin oldu, halk iman etti. Padişah:&lt;br /&gt;- Hemen hendekler açın. İçinde ateşler yakın. Kim dininden dönmezse ateşe atın.&lt;br /&gt;Emir yerine getirilir. Sonunda kucağında çocuğu ile birlikte bir kadın gelir, ateşe düşmemek için bir an durur, sendeler.&lt;br /&gt;Kucağındaki çocuk dile gelir:&lt;br /&gt;- Ey anneciğim sabret. Çünkü hak din üzerinesin.&lt;br /&gt;...ve çocuğun konuşmasıyla beraber.... &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-3085383507365624937?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/3085383507365624937/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/07/padisah-ve-genc.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/3085383507365624937'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/3085383507365624937'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/07/padisah-ve-genc.html' title='Padişah ve Genç'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-8208506511438925481</id><published>2009-07-01T03:17:00.000-07:00</published><updated>2009-07-01T03:18:10.788-07:00</updated><title type='text'>Besmelenin fazileti</title><content type='html'>&lt;table style="width: 100%; text-align: left;" border="0" cellpadding="0" cellspacing="2"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="vertical-align: top; color: rgb(0, 0, 0); background-color: rgb(89, 130, 153); font-family: verdana;"&gt;&lt;small&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size:+2;"&gt;&lt;small&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 255);"&gt;&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/small&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/small&gt;&lt;/td&gt;             &lt;td style="vertical-align: top;"&gt;&lt;br /&gt;            &lt;/td&gt;           &lt;/tr&gt;           &lt;tr&gt;             &lt;td style="vertical-align: top; font-family: verdana;"&gt;&lt;br /&gt;            &lt;/td&gt;             &lt;td style="vertical-align: top; text-align: justify; font-family: verdana;"&gt;&lt;small&gt;&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: webdings;font-size:130%;" &gt;Saliha bir kadının, münafık ve cahil bir kocası vardı. Bu kadın " Bismillahirrahmanirrahim " diye besmele çekmeden, hiçbir işine başlamazdı. Kocası,onun bu haline kızar, kadıncağıza yapmadığı eziyeti bırakmazdı. O saliha kadın ise, kocasının eza ve cefalarına sabreder ve onun doğru yola gelmesi için Allah'a dua ederdi. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/small&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Birgün,kadının kocası iyice öfkelenmişti..Karısına yapacağı eziyet ve kötülük için bir bahane arıyor ve kendi kendine :&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;"Şuna bir oyun çevireyimde görsün; bakalım onu rezil olmaktan kim kurtaracak ? " diye söylenip duruyordu. Başkalarına açıkça söyleyemediği inkarcılığı,artık bütün çirkinliğiyle,içinde dolup taşmıştı. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hanımını çağırdı,ona bir kese altın vererek :&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Bunu iyi sakla !!! diye tenbih etti. Kadında kocasının emri üzerine hemen gitti,besmeleyi çekerek keseyi iyice sakladı. Bu arada kocasıda onu gizlice takip ediyordu. Sonra karısının haberi olmadan keseyi, karısının sakladığı yerden aldı. İçindeki altınları boşaltarak, keseyi derin bir kuyuya attı. Aradan çok geçmeden karısını çağırdı ve :&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Sana verdiğim bir kese altını hemen getir. dedi.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kadın koştu ; keseyi sakladığı yere,&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;" Bismillahirrahmanirrahim " diyerek elini uzattı.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Tam o anda, Allahu Tealanın emriyle, kese kadının sakladığı yerde içindeki altınlarla beraber aynen duruyordu.  Islanan keseden suları damlıyordu. Kadın kesenin neden ıslak olduğunu anlayamadı ve keseyi kocasına getirdi. Adam içi altınla dolu keseyi görünce çok şaşırdı ve karısının söylediklerinin ne kadar doğru olduğunu anladı.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Sonra karısına ;&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Sana çok zulmettim,çok canını yaktım,beni affet. diye yalvarmaya başladı. Allah'a tevbe ve istiğfar etti. İbadetlerine bağlı bir insan oldu. O günden sonra dua ve yakarışlarında hep şöyle derdi ;&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Ya Rabbi ! Bana dünyam ve ahiretim için hayırlı, Saliha bir kadını eş olarak verdiğin için,sana hakkıyle şükretmekten acizdim,beni affet Alah'ım...&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;O saliha kadın ise ;&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Ya Rabbi ! Sana şükürler olsun ki,duamı kabul edip kocamı salihlerden eyledin,diye dua ediyordu. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bu hikayeden alınacak ibretler ve çıkarılacak hikmetler çoktur.Büyükler demişlerki ; " Sabrın kendisi acıdır,lakin meyvesi tatlıdır." &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-8208506511438925481?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/8208506511438925481/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/07/besmelenin-fazileti.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/8208506511438925481'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/8208506511438925481'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/07/besmelenin-fazileti.html' title='Besmelenin fazileti'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-4519767547699000503</id><published>2009-07-01T03:15:00.000-07:00</published><updated>2009-07-01T03:16:25.489-07:00</updated><title type='text'>Bu akşam Hindistan'da</title><content type='html'>&lt;big style="font-family: georgia;"&gt;&lt;big&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;big&gt;&lt;big&gt;&lt;strong&gt;Bu akşam Hindistan'da&lt;/strong&gt; &lt;/big&gt;&lt;/big&gt;&lt;/span&gt;&lt;/big&gt;&lt;/big&gt;                                    &lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hz. Süleyman'ın sarayına kuşluk vakti saf bir adam telaşla girer. Nöbetçilere, hayati bir mesele için Hz. Süleyman'la görüşeceğini söyler ve hemen huzura alınır. Hz. Süleyman (a.s) benzi sararmış, korkudan titreyen adama sorar:&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Hayrola ne var? Neden böyle korku içindesin?  Derdin nedir? Söyle bana...&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Adam telaş içinde:&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Bu sabah karşıma Azrail (a.s) çıktı. Bana hışımla baktı ve hemen uzaklaştı. Anladım ki, benim canımı almaya kararlı..&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Peki ne yapmamı istiyorsun?&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Adam yalvarır:&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Ey canlar koruyucusu, mazlumlar sığınağı Süleyman! Sen her şeye muktedirsin. Kurt, kuş, dağ, taş senin emrinde. Rüzgarına emret de beni buradan ta Hindistan'a iletsin. O zaman Azrail (a.s) belki beni bulamaz. Böylece canımı kurtarmış olurum. Medet senden!&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hz. Süleyman, adamın haline acır. Rüzgarı çağırır ve:&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Bu adamı hemen al. Hindistan'a bırak!" emrini verir. Rüzgar bu... Bir eser, bir kükrer. Adamı alır ve bir anda Hindistan'da uzak bir adaya götürür.&lt;br /&gt;Öğleye doğru Hz. Süleyman, divanı toplayarak gelenlerle görüşmeye başlar. Bir de ne görsün, Azrail (a.s.) da topluluğun içine karışmış, divanda oturmaktadır. Hemen yanına çağırır:&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Ey Azrail! Bugün kuşluk vakti o adama neden hışımla baktın? Neden o zavallıyı korkuttun?" der.&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Azrail (a.s) cevap verir:&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- Ey dünyanın ulu sultanı! Ben, o adama öfkeyle,hışımla bakmadım. Hayretle baktım. O yanlış anladı. Vehme kapıldı. Onu, burada görünce şaşırdım. Çünkü Allah (cc) bana emretmişti ki:&lt;br /&gt;            &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;             &lt;p style="text-align: justify; font-family: webdings; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;- "Haydi git, bu akşam o adamın canını Hindistan'da al!" Ben de bu adamın yüz kanadı olsa, bu akşam Hindistan'da olamaz. Bu nasıl iştir, diye hayretlere düştüm. İşte ona bakışımın sebebi bu idi. &lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-4519767547699000503?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/4519767547699000503/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/07/bu-aksam-hindistanda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/4519767547699000503'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/4519767547699000503'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/07/bu-aksam-hindistanda.html' title='Bu akşam Hindistan&apos;da'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-1464366437963634831</id><published>2009-07-01T03:10:00.000-07:00</published><updated>2009-07-01T03:11:45.674-07:00</updated><title type='text'>Ceza Olarak Eli Kesilen Şeyh</title><content type='html'>&lt;table style="width: 100%; text-align: left;" border="0" cellpadding="4" cellspacing="4"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr style="font-family: courier new;"&gt;&lt;td style="vertical-align: top; background-color: rgb(89, 130, 153);"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(255, 255, 255);"&gt;&lt;big&gt;Ceza Olarak Eli Kesilen Şeyh&lt;/big&gt; &lt;/span&gt; &lt;/td&gt;           &lt;/tr&gt;           &lt;tr style="font-family: verdana;"&gt;             &lt;td style="vertical-align: top;"&gt;&lt;small&gt; &lt;/small&gt;             &lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;small&gt;&lt;small&gt;&lt;br /&gt;            &lt;/small&gt;&lt;/small&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;             &lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;small&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Şeyh Hammad (Ebu'l - Hayr Tinati) Hazretlerinin bir eli kesikti. Bir gün mürüdlerinden biri küstahlık ederek ona elinin kesilmesine sebep olan şeyin ne olduğunu sordu. Şeyh Ebu'l - Hayr Tinati Hazretleri elinin kesilmesine sebep olan hadiseyi şöyle anlattı:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; - Gençliğimde bir hünah işledim. Ondan dolayı elimi kestiler, buyurunca ne zaman olduğun sordular.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; Hz.Şeyh de meseleyi başından anlatmaya başladı. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; - Ben mağrip  diyarında oturmakta idim. Sefere çıkmayı ve biraz gezmeyi arzuladım. Tınattan ayrılıp İskenderiye'ye geldim. Orada oniki sene kaldım. İskenderiye'den sonra Dimyat'a dökülen ırmak kenarına dağa kamıştan bir ev yapmıştım. O sıralarda Dimyat'a çok gelen- giden olurdu. Irmağın başına otururlar, yemeklerini yerler ve sofralarının artıklarını da kaleenin dibine dökerlerdi. Ben kimseden habersiz, oradaki köpeklerle beraber  dökülen ekmeklere üşüşür ve nasibimi alırdım. Yaz mevsiminde bütün azığım bu idi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; Kış  olunca ise evimin etrafında çok saz yetişirdi. Ben sazların kökünün tazesini ve beyazını alarak yerdim, kukrlarını atardım. Kışın da azığım bı idi. Bir gün hatırıma:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; -Ey Ebu'l Hayr, sen kendini mütevekkil zannedersin. Halkın yapmadığın yapıyorum zannedersin ama otlaklarda otluyorsun, bir şeyler bulup yiyorsun, diye geldi. Kendi kendime:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; "İlahi bundan sonra  yerden biten hiçbir şey yemeyeceğim. Ancak bana kendi lafzından gönderirsen onu yiyeceğim.Senin izzetin hakkı için buna söz veriyorum",dedim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; Böylece 12 gün geçti, namazın farzını sünnetini ve nafileleri tamamen kılıyordum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; 12 gün de sadece nafileleri terk ederek namaza devam ettim.Sonra sünneti terk ettim.12 gün sadece farz namazı kılmaya başladım.Sonra kıyamdan, daha sonra da oturarak da kılmaktan aciz kalarak farzları da eda edemez olmuştum.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; Sırrımla niyaz ederek: "Allahım bana farz kıldığın bir hizmetten sorguya çekmen ve kefil olduğun rızkımı da göndermen gerekir.Kefil olmakta devam ettiğin o rızkı bana fazlından ihsan eyle!." diye yalvardım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; Ansızın önümde iki yuvarlak daire görüldü.İçinde de birşey vardı.O iki yuvarlak kürs her gece bana gelir bende içindekini yer,gıdamı temin ederim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; (Şeyh yediği şeyin ne olduğunu söylemediği gibi yanındakiler de ne olduğunu sorrmadılar.)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; Böylece bir müddet devam ettikten sonra bana gaza için sınır boyuna gitmem işaret edildi. Buralarını müslümanlar ellerinde bulunduruyorlardı.Ben sınır boyuna gittim.Bir köye vardım.Cuma günü idi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; Mescidin kapısında bir kaç kişi toplanmışlar sohbet ediyorlar, birisi anlatıyor öbürleri dinliyorlardı. Anlatan Zekeriyya Aleyhisselamın ağaca saklandığını ve müşrikler tarafından destere ile kesildiğini anlatmakta idi. O'nun sabrından bahs ederken ben içimden şöyle geçirdim:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; "Eğer bende olsaydım orada sabrederdim."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; Oradan ayrılıp sınır boylarında Antakya'ya geldiğimde dostlarım bana bir kılınç-kalkan verdiler.Sonra sınır boyuna müteveccihen oradan ayrıldım.Düşmandan korkarak duvar arkalarına sığınmaktan Allah'tan haya ettiğimden oralardaki meşeliğe geçtim.Gece deniz kenarına gelir,abdest alır,namaz kılardım.Gündüz olunca da yine o meşeliğe geçer düşmanın gelmesini beklerdim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; Birgün  meşelikte gezerken yemişlerinin bazısı olgunlaşmış,bazısı henüz olgunlaşmamış bir meyve ağacı gördüm.Bu çok hoşuma gitmişti.Allah'a verdiğim sözden o anda gafildim.Elimi uzatarak yemişlerden bir miktar topladım.Sonra birkaç tanesini yemeğe başladım.Bir kısmı ağzımda bir kısmı da elimde olduğu halde yeminim aklıma geldi.Hemen elimde olanları serptim,ağzımdakileri tükürdüm.Kendi kendime mihnet ve bela vakti yaklaştı,dedim.Kılıcımı-kalkanımı ve mızrağımı bir kenara attım,bir ağacın dibine varıp elim şakağımda düşünmeye başladım.Hatta işledim.Şimdi benim halim ne olucak diye düşünüyordum. Ben dalgın dalgın düşünmekte iken bir bölük atlı silahlı kişi gelerek etrafımı sardı.Sonra beni yaka-paça deniz kenarına emir (Reislerinin) yanına götürdüler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; Daha evvel bazı köylüler de benim gibi yakalanarak sultanın huzuruna getirilmiş,bekletiliyorlarmış. Sultan bana:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; -Sen kimsin? Necisin? dedi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; Ben:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; -Allahın kullarından bir kulum,deyince de orada bulunan esir köylülere tanıyıp tanımadıklarını sordu.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; Tanımadıklarını söylediler.Onlara:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; -Bu sizin büyüğünüz,fakat siz onu mazur göstermek için tanımadığınızı söylüyorsunuz,kendinizi feda ediyorsunuz,dedi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; Biraz sonra kararını verdi.O kalabalıktan birer birer ayrıp birer el, birer ayaklarını kestiler. Sıra bana gelince:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; -Elini uzat! dediler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; Uzattım ve bir vuruşta sağ elimi kestiler.Ayağını da uzat dediklerinde sırtüstü yatarak ayağımı uzattım ve:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; -Ya Rabbi! Elim günah işlemişti kestirdin,ayağımın ne suçu var!...diye içimden yalvardım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; O anda atlılardan biri atından atlayarak:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; -Durun,kesmeyin,bu adam falan zattır!. Ne yapıyorsunuz, dünyayı başımıza mı yıkacaksınız.Ben bunu tanıyorum! diye bağırdı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; Bunun üzerine reis atından inerek o kesilen eli öptü.Bana da:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; -Biz hata ettik,bizi affet,diye yalvardı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; Ben de:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; -O suçlu bir eldi.Kestiniz,hakkımı helal ettim, dedim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt; Ondan sonra çok ağladım.Çünkü bir anlık dalgınlık yüzünden hem elimden olmuş hemde o her zaman nereye gitsem beni bulan yuvarlak kürsten mahrum olmuştum.İşte bu elimin kesilmesi böyle bir hadise sonucu olmuştur.Bu bir suçlu eldir ve cezasını çekmiştir.Allah ahirette çektirmesin...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                            &lt;br /&gt;            &lt;/small&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-1464366437963634831?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/1464366437963634831/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/07/ceza-olarak-eli-kesilen-seyh.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/1464366437963634831'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/1464366437963634831'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/07/ceza-olarak-eli-kesilen-seyh.html' title='Ceza Olarak Eli Kesilen Şeyh'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-6787184599264798634</id><published>2009-07-01T03:08:00.000-07:00</published><updated>2009-07-01T03:10:01.459-07:00</updated><title type='text'>Halifenin gömleği</title><content type='html'>&lt;table style="width: 100%; text-align: left;" border="0" cellpadding="4" cellspacing="4"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr style="font-family: verdana;"&gt;&lt;td style="vertical-align: top; background-color: rgb(89, 130, 153);"&gt;&lt;table style="width: 100%; text-align: left;" border="0" cellpadding="4" cellspacing="4"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr style="font-family: verdana;"&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr style="font-family: verdana;"&gt;&lt;td style="vertical-align: top; background-color: rgb(89, 130, 153);"&gt;&lt;big&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 255, 255);"&gt;Halifenin gömleği&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/big&gt;&lt;br /&gt;            &lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;/td&gt;           &lt;/tr&gt;           &lt;tr style="font-family: verdana;"&gt;             &lt;td style="vertical-align: top;"&gt;             &lt;p style="text-align: justify;"&gt;&lt;small&gt;&lt;br /&gt;Ömer ibni Abdülaziz, halifeliği zamanında, bir gün minberde, söylevle meşguldü. Minberin yakınında olan, bir grup halk, konuşması esnasında halifenin zaman zaman elini götürüp, gömleğini hareket ettirdiğini görüyorlardı. Bu hareket orada bulunan ve dinleyenlerin dikkatlerini celbetti. Hepsi kendi kendilerine, neden halifenin konuşma esnasında, elini gömleğine götürüp, hareket ettirdiğini soruyorlardı. &lt;/small&gt;&lt;/p&gt;             &lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;small&gt;Toplantı tamamlanarak sona erdi. Araştırıldıktan sonra belli oldu ki halifenin, kendisinden öncekilerin Beytülmaldan yaptıkları israfı telafi etmek ve müslümanların Beytülmalın gözetlemek için, bir taneden fazla gömleği olmadığı için yeni yıkanmış gömleğini tekrar aynısını giymişti şimdi de, daha çabuk kurusun diye, hareket ettiriyordu.&lt;/small&gt;&lt;/div&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-6787184599264798634?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/6787184599264798634/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/07/halifenin-gomlegi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/6787184599264798634'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/6787184599264798634'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/07/halifenin-gomlegi.html' title='Halifenin gömleği'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7228339576025913158.post-6308489323734283754</id><published>2009-06-29T05:42:00.000-07:00</published><updated>2009-06-29T05:48:51.299-07:00</updated><title type='text'>Merhaba internet halkı</title><content type='html'>M&lt;span style="font-family: verdana;"&gt;erhaba saygı değer internet halkı.Blogumuz daha yeni hiç bir konu yok ama sorun niye yok çünkü daha yeni açıldı gün geçtikçe konu ekleyecem.sevgilerimle!!!.........&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7228339576025913158-6308489323734283754?l=rayna99.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://rayna99.blogspot.com/feeds/6308489323734283754/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/06/merhaba-internet-halk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/6308489323734283754'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7228339576025913158/posts/default/6308489323734283754'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://rayna99.blogspot.com/2009/06/merhaba-internet-halk.html' title='Merhaba internet halkı'/><author><name>darkboy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09061980307929838572</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
